<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>G&#220;LLER&#304;N EFEND&#304;S&#304;</title>
	<link>http://alemlererahmet.azbuz.com</link>
	<description>G&#220;LLER&#304;N EFEND&#304;S&#304;</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>22 Dec 2006 13:02:59 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>G&#220;LLER&#304;N EFEND&#304;S&#304;</title> 
  <link>http://alemlererahmet.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
		<title>SALAVATI &#350;ER&#304;FLER VE SALAT&#220; SELAM </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008507717</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/85/7/5000000008507717.gif" align='right' border='0'> <div><i><font face="Times New Roman, Times, serif"><font size="4"><font color="red">SALAVATI ŞERİFLER VE SALATÜ SELAM </font><br><br>Salatü Selam; Peygamberimiz'i yüceltme, saygı gösterme vazifemizi yerine getirmek ve şefaatine nail olmak içindir. Peygamberimizin, bizim salatü selamımıza ihtiyacı yoktur. Çünkü O, Allah tarafından ezelden övülmüş ve sevilmiştir. Salatü Selam dan maksat; Allah'ın emrine imtisal ve Resulullah'ın (S.A.V) bizim üzerimizdeki hakkını ödemeye gayret etmek suretiyle Allah'a yaklaşmaktır. Peygamberimiz'e salat etmek farzdır. Kişinin; Peygamberimiz'e salat ve selamı çok yapması ve bunu terk etmemeside vacibdir. Salat; zahire, Selam; batına işarettir. Salat, Allah'a mahsus bir rahmettir. Birinden ceset hazzediyor, diğerinden ruh nasip alıyor. <br><br>Salatü selam, peygamberler dünyaya geleliden beri vardır. Salat; rahmet, mağfiret, dua manalarına gelir. Allah'a nispet olunursa rahmet, Meleklere nispet olunursa mağfiret, insanlara, cinlere, bitkilere, hayvanlara ve taşa nispet olunursa dua demektir. <br><br>Salatü Selamlardan Örnekler: <br><br><font color="red">FETHİYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedinil fatihi lima uğlike velhatimi lima sebeka, nasıril hakkı bil hakkı vel hadi ila sıratikel mustakım ve ala alihi hakke kadrihi ve mikdarihil azim. <br><br><font color="red">ÜMMİYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli ala seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sellim. <br>Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin muhtelefel melevani ve teakabel asrani ve kerrerel cedidani vestakbelel ferkadani ve bellığ ruhehu ve ervahe ehli beytihi minettahiyyeti vesselam verham ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim teslimen kesiren kesira. <br><br><font color="red">MÜNCİYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min cemıil ehvali vel afat ve takdi lena biha cemi'al hacat ve tutahhiruna bihamin cemi' isseyyiat ve terfeuna biha ındeke a'ledderecat ve tübelliğuna biha aksal gayat min cemıil hayrati fil hayati ve ba'del memat inneke ala külli şey in kadir. <br><br><font color="red">NARIYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala seyyidina Muhammedin tenhallü bihil ukadü ve tenfericü bihil kurebü ve tükda bihil havaicü ve tünalü bihirreğaibü ve hüsnül havatimi ve yüsteskal gamamü bi vechihi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. <br><br><font color="red">TEFRİCİYYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala seyyidina Muhammedinillezi tanhallü bihil ukadü ve tenfericü bihil kurebü ve tukda bihil havaicü ve tünalü bihir reğaibü ve hüsnül havatimi ve yüsteskal gamamü sahbihi fiykülli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma'lumin lek. <br><br><font color="red">TÜNCİNA SALATI: </font><br><br>Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min cemiıl ehvali vel afat ve takdı lena biha cemial hacat ve tütahhiruna biha min cemi' isseyyiat ve terfeuna biha ındeke a'ledderacat ve tübelliğuna biha aksal ğayat min cemıil hayrati fil hayati ve ba'del memat bi rahmetike ya erhamerrahimin hasbunallahü ve ni'mel vekil ni'mel mevla ve ni'men nasir. <br><br><font color="red">ŞEMSİYYE SALATI: </font><br><br>Allahumme salli alezzatil Muhammediyyetil latıyfetil ehadiyyeh şemsi semail esrar ve mazharil envar ve merkezi medari medaril celal ve kutbi felekil cemal Allahumme bi sırrı ledeyk ve bi seyrihi ileyk amin havfi ve ekıl asrati ve ezhib huzni ve hırsıy ve künli ve huzli ileyke minni verzukniyel fenae anni ve la tec alni meftunen bi nefsi mahcuben bi hıssi vekşif li an külli sirrin mektumin ya hayyu ya kayyum. <br><br><font color="red">VASL SALATI: </font><br><br>Allahumme bike tevesseltü ve ileyke tevecceht ve minke seeltü ve fiyke lafi ehadin sivake rağıbtü la es elüke sivake vela atlubü minke illa iyyake Allahumme ve etevesselü ileyke fi kabuli zalike bil vesiletil uzma vel fadıyletil kubra vel habiybil edna vel veliyyil mevla ves safiyyil Mustafa ven nebiyyil mücteba Muhammedün salellehü aleyhi ve sellem ve bihi es elüke en tusalliye aleyhi salaten ebediyyeten sermediyyeten ezeliyyeten ilahiyyeten kayyumiyyeten deymumiyyeten rabnaniyyeten bi haysü üşhidüni fi zalike küllihi ğayral ağyari kema testehliküni fi mearifi zatıhi fe ente veliyyün zalike vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. <br><br><font color="red">CAMİA SALATI: </font><br><br>Allahumme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin adede ma ehate bihi ilmüke ve ma cera bihi kelamüke.<br><br><br><br><font color="red">SALATÜ SELAM VE SALAVATI ŞERİFELER: </font><br><br>Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi adedi ilmike. <br><br><br><br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin el-müştemili alel hakayiki. <br><br>(Allah'ım, Efendimiz Muhammed üzerine bütün hakikatlar ile O'na salat ve selam eyle) İSMAİL HAKKI KİTABÜN NECAT <br><br><br>Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve sellim. <br><br>(Allah'ım, Efendimiz Muhammed üzerine ve O'nun al ve etbaı üzerine olsun selatü selam) <br><br><br>Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin hatta yebka minessalati şey'ün, verham Muhammeden ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minerrahmeti şey'ün, ve barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minel bereketi şey'ün, ve sellim ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minesselami şey'ün. <br><br>(Ey Allah'ım, Muhammed Mustafa'ya ve aline öyle rahmet eyle ki rahmetinden onlara kavuşmayan asla bir şey kalmasın. Muhammedi ve alini öyle esirge ki onlara ulaşmayan asla rahmet kalmasın. Muhammed Mustafa'ya ve O'nun aline öyle salat ve selam eyle ki onlara kavuşmayan hiç bir selam kalmış olmasın.) <br><br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin adede ma ehate bihi ilmüke ve ma cera bihi kelamüke. <br><br>(Allah'ım, kalemin cari olduğu ve ilmin ihata erdiği kadar Efendimiz Muhammed Mustafa'ya rahmet eyle, salat eyle. <br><br><br><br>Allahümme salli ve sellim ala gayetil alemine ve ayetil alemine. <br><br>(Allah'ım, Muhammed üzerine alemlerin sayısınca rahmet eyle, mübarek eyle. O'na alemler sayısınca salatü selam olsun) <br><br><br>Allahümme salli ve sellimve barik ala seyyidina Muhammedin kema yenbeği lişerefi nübüvvetihi ve li izami kadrihil azim. <br><br>(Ey Allah'ım, Efendimiz Muhammed üzerine rahmet ve bereket kıl ki, şan ve şerefine ve yüce büyüklüğüne layık olsun.) <br><br><br>Allahümme salli ala men hatemte bihirrisalete ve eyyedtehu binnasri vel kevseri veşşefaati. <br><br>(Ey Allah'ım, kendisiyle Peygamberliği hidayete erdirdiğin; yardımın, havzı kevser ve şefaat selahiyetiyle desteklediğin Muhammed Aleyhisselama salat ve selam buyur.) <br><br>Allahümme salli ala ruhi Muhammedin fil ervahi, ve ala cesedihi fil ecsadi, ve ala kabrihi fil kuburi, ve ala kalbihi fil kulubi, ve ala manzarihi fil menaziri, ve ala sem'ihi fil mesami'i, ve ala hareketihi fil harekati, ve ala sükunihi fissekanati, ve ala ku'udihi fil ku'udati, ve ala kıyamihi fil kıyamati, ve ala lisanihi el beşşaşil ezeli vel hatmil ebediyyi, ve sallallahu aleyhi ve ala alihi ve ashabihi adede ma alimte ve mil'e ma alimte. <br><br><br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin bi adedi külli ma'lümin leke ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. <br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil evvelin. <br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil ahirin. <br>Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fi külli vaktin ve hınin. <br>Ve salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil meleil ala ila yevmiddin. <br>Ve sallive sellim ala seyyidina ve nebiyyina Muhammedin ve ala cemiil enbiyai vel mürselin, ve ala melaiketikel mukarrebin, ve ala ehli taatike ecmein, min ehlissemavati ve ehlil erdin, ve radiyallahu teala an ashabi Resulillahi ecmain. <br><br><br>( Ey Allah'ım, öncekiler arasında Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz Muhammed üzerine ve O'nun al ve ashabının üzerine, bildiklerin sayısınca rahmet eyle, salat eyle. <br>Ey Allah'ım, Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed üzerine rahmet eyle, salat ve selam eyle. <br>Ey Allah'ım, sonrakiler arasında da Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed'e rahmet eyle, salat ve selam eyle. <br>Ey Allah'ım, her vakit ve her zamanda Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed üzerine rahmet buyur, salat eyle, selam eyle. <br>Ey Allah'ım, kıyamet gününde en yüce makamda bulunacak olan Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed üzerine bereket ve rahmet ihsan eyle. <br>Bütün nebilerin ve peygamberlerin sevgilisi, peygamberi ve efendisi olan Muhammed üzerine rahmet eyle, salat ve selam eyle. Yerlerin ve göktekilerin sayılarınca, Allah Resulullah'ın ashabının tümünden razı olsun. </font></font></i></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>22 Jul 2008 18:46:04 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000008507717</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#304;FT&#304;HAR AB&#304;DEM&#304;Z EFEND&#304;M&#304;Z</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007873144</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/78/73/5000000007873144.gif" align='right' border='0'> <div style="font-weight: bold; color: rgb(0, 102, 0);"><div>11 etüd merkezi için 11 ünlüden 11 naat</div><div>İftiharAbidemiz-Efendimiz'adlı ilahi albüm için ünlü sanatçılar birarayageldi. Albümde FerdiTayfur'dan Funda Arar'a kadar 11 ünlü sanatçıbirer ilahi seslendirdi.</div></div><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">4günde 200 bin satış yapan albümün geliriyle varoşlarda yaşayançocuklara11 adet 'Etüt Eğitim Merkezi' yaptırılacak. PeygamberEfendimiz HzMuhammed'e bestelenen eserlerin yer aldığı 'İftiharAbidemiz-Efendimiz'adlı ilahi albümü için ünlü sanatçılar bir arayageldi. Yücel Arzen'ingenel düzenlemelerini yaptığı albümde ilahiokuyan Ferdi Tayfur, MuazzezErsoy, Funda Arar, Hakan Altun, UğurIşılak, Erhan Güleryüz, FatihKısaparmak, Zara, Murat Göğebakan, OrhanHakalmaz ve Ahmet Özhan hiçbirücret almadı. Çünkü sanatçılar albümüngeliriyle Türkiye'nin çeşitliyerlerinde varoşlarda yaşayan çocuklariçin 11 adet 'Etüt EğitimMerkezi' yaptırılmasına destek olacak.</span><br><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Merkezlere,sanatçılarınadları verilecek. Böylesine müstesna bir çalışmadabulunmanınmutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını belirten ünlüsanatçılar, albümüntüm gelirlerinin eğitime harcanmasının güzel birduygu olduğunu söyledi.Eğitim kurumlarının yerleri, sanatçılarınistekleri doğrultusunda veihtiyaca göre şekillenebilecek. Okumalardayer alan Funda Arar Van'ı,Ferdi Tayfur memleketi Adana’yı, FatihKısaparmak ise Elazığ’ı tercihetti. Prodüktörlüğünü Gürkan Vural'ınyaptığı albüm, 1 Nisan 2008'desatışa sunulmasıyla birlikte büyük ilgigördü.</span><br><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">4günde satış rakamları 200 bine ulaşan albümünündevamının geleceğinisöyleyen Vural, "Sanırım 500 bini de geçeceğiz.Halkın yardım amaçlıolacağını bilmeleri ve dev sanatçıların bu işegönül vermelerininsatışlarda etkisi büyük" dedi. Albümlerininçıkışıyla birlikte bazıkesimler tarafından haksız eleştirilere maruzkaldıklarını söyleyenGürkan Vural, "Bu albümü kimse kendisine rantsağlamak için yapmadı.Sanatçılarımız hem peygamberimiz için söyledi,hem çocuklarımıza yardımetti" diye konuştu.</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">KİM HANGİ ESERİ SÖYLEDİ</b><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Ahmet Özhan</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Ay Yüzlüm'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: M. Fethullah Gülen Müzik: Ertuğrul Erkişi</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Muazzez Ersoy</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Dün Gece'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: Refik Yıldız Müzik: Ertuğrul Erkişi</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Hakan Altun</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Aşık Oldum Muhammed'e'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Anonim</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Funda Arar</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'O Gece Sendin Gelen'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: C. Numanoğlu Müzik: M. Emin Ay</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Orhan Haklamaz</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Güllerin Efendisi'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: - Müzik: Ertuğrul Erkişi</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Zara</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Sevdim Seni'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: Cemali Müzik: Anonim</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Fatih Kısaparmak</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Seni Buldum'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz - Müzik: Fatik Kısaparmak</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Erhan Güleryüz</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Size'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: - Müzik: Ertuğrul Erkişi</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Murat Göğebakan</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Sultanım'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz: A Kömürcü, M. Demirci Müzik:Doğan Öztürk</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Uğur Işılak</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;"> 'Bir Damla Olsan'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold;">Söz - Müzik: Uğur Işılak</span><br><br><b style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold; text-decoration: underline;">Ferdi Tayfur</b><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold; text-decoration: underline;"> ' Ay Doğdu Üzerimize'</span><br><span style="font-style: italic; color: rgb(0, 102, 0); font-weight: bold; text-decoration: underline;">Anonim</span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 17:55:50 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007873144</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Sevgililer Sevgilisine-Sen gel diye Ey sevgili</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007513862</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000836497&mode=e" /><param name="AllowScriptAccess" value="always"/><param name="FlashVars" value="config=41000000000836497"></param><param name="FlashVars" value="type=A"/><param name="wmode" value="transparent" /><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000836497&mode=e" flashvars="config=41000000000836497" flashvars="type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/75/13/5000000007513862.gif" align='right' border='0'> .  
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>13 Apr 2008 09:39:09 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007513862</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>KAB&#304;RDEN &#199;IKSA</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006170178</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/61/70/5000000006170178.gif" align='right' border='0'> <p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><b><span style="FONT-SIZE: 9pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><font color="#330033"><font size="3"><i>Evliyanin biri talebeleriyle beraber bir sohbetten dönerken, bir kabristanın yanından geçiyorlarmış. O veli zat bir kabri işaret ederek talebelere sormuş. <br>- “Şimdi su kabirde yatan sahış kalksa , sizce neler yapar?” <br>Talebeler en başta saşırmış ancak herkes kendine ait fikri beyan etmiş. Kimisi; <br>- “Devamlı namaz kılar” demiş , kimisi; <br>- “Devamlı oruç tutar ” demiş, kimisi; <br>- ”Bütün malvarlığını Allah yolunda sarfedip, sadaka verir” demiş, kimisi de; <br>- “Hemen hacca gider ve asla günahlara girmez” demiş… Talebelerin fikirleri hep bu minvaldeymiş. O veli zat tebessümle karşılık verip; <br>- “Elbette hepinizin dediği doğru, şu anda o kabirdeki kimse dirilse namazlarını, oruçlarını ve diğer ibadetlerini daha hassas şekilde yapmaya gayret eder.” ve devam etmiş “O Şahsın tekrar dirilme, buraya gelme imkanı yok, artık o kapı kapalı, fakat siz buradasınız ve kabre doğru gidiyorsunuz, yani sizin kabre gideceğiniz kat’i. O şahsın yapacağını söylediğiniz şeyleri şimdi sizin yapma fırsatınız var</i></font> </font></span></b></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>13 Jan 2008 18:28:18 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006170178</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>R&#304;YAKARLIK</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006053022</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/60/53/5000000006053022.gif" align='right' border='0'> <div style="TEXT-ALIGN: center"><span style="FONT-WEIGHT: bold"><font size="3" color="#330033"><i>Yüce Allah insana sayısız nimetler vermiş, ondan kendisini tanıyıp ibadet etmesini, ilâhî emir ve yasaklarına uymasını, bütün bunları yalnız kendi rızası için yapmasını istemiştir. Nitekim Mü’min sûresinin 65. ayetinde meâlen şöyle buyurulmaktadır: “O diridir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) O’na ibadet edin. Hamd alemlerin rabbine mahsustur.” (Mümin,40/65 ) <br><br>Riya; iş, söz ve davranışlarda gösterişte bulunmak; bir iyiliği veya salih bir ameli Allah'ın rızasını kazanmak niyetiyle değil, insanların beğenisi için yapmaktır. Özellikle maddî ve manevî çıkarlar elde etmek için, yüce dinimiz İslam’ın aracı kılınması, insanın Allah katındaki kıymetini yok ettiği gibi toplum içerisindeki itibarını da zedeler. Zira Yüce Allah’a karşı samimi olmayan, insânî ilişkilerde de samimiyet gösteremez. Kişinin söz ve davranışlarındaki samimiyetsizlikleri, diğer insanlar tarafından kısa zamanda anlaşılır. Neticede bu kişilere kimse güvenmez. Bununla birlikte riya, ibadetin özünü bozar, sevabını giderir, ortada yalnız ibadetin şekli kalır. Bunun için kul, ibadet esnasında riyadan, gösterişten uzak kalmalı, ibadetlerini sırf Yüce Allah’ın rızası için yapmalıdır. <br><br>Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her kim işlediği bir hayrı, menfaat umarak halka duyurursa, Allah da onun gizli işlerini duyurur. Yine her kim işlediği bir hayrı gösteriş için yaparsa Allah da onun riyakârlığını ortaya çıkarır.” (Müslim, Zühd, 38) <br><br>Riya bahane edilerek ibadet terk edilmemeli, kesin bilinmedikçe de başkaları riyâkarlıkla suçlanmamalıdır. Riya kalbe ait bir durumdur. Kalplerde olanı ise ancak Allah bilir. <br><br>İbadetlerimizi ve işlerimizi eksiksiz yerine getirme gayreti içinde olmalı, gösterişten uzak, ihlaslı ve samimi duygularla hareket etmeliyiz. Amellerimizin sevabını gösteriş ve riya ile kaybetmemeliyiz. Yüce Allah’ın rızasını, insanların övgüsüne tercih etmeyi hayat prensibi haline getirmeliyiz. <br><br>Yüce Allah buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Bakara, 2/264)</i></font></span></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Jan 2008 23:10:45 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006053022</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>D&#304;LDE AL&#304;M KALPTE CAH&#304;L</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006027221</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/60/27/5000000006027221.gif" align='right' border='0'> <div style="TEXT-ALIGN: center"><span style="COLOR: red"><span style="FONT-SIZE: 18px; LINE-HEIGHT: normal"><span style="FONT-FAMILY: Century Gothic"><b><i><font color="#330033">Tamamen fayda vermesi gereken ilmin nasıl zararlı hale geldiğini <br>ve vardırdığı sonuçları <br>Efendimiz (A.S.) şöyle anlatıyor: <br><br>"Adi kimselerle mücadele, alimlere karşı üstünlük taslamak ve bu suretle <br>yalnız insanların teveccühüne mazhar olmak için ilim öğrenmeyin! <br>Bu gaye için ilim öğrenenler cehennemdedir." <br>(ibn-i Mace). <br><br>"Sizin için Deccal'den ziyade Deccal olmayanlardan korkarım. <br>" "Onlar kimdir?" sorusuna "Saptıran imamlardır" buyurdu. <br>(Ahmed b. Hanbel). <br><br>dilde alim kalpte cahil "Kıyamet gününde alim getirilir ve cehenneme atılır; bağırsakları dışarı <br>dökülür ve değirmen çeviren merkep gibi onunla döner. <br>Cehennem halkı etrafına toplanır ve ?Bu çektiğin nedir?' diye sorarlar. <br>Alim şöyle cevap verir: iyiliği emrettim, kendim yapmadım; kötülükten menettim, <br>fakat onu kendim yaptım (da onun için)." <br><br>(Buharî, Müslim) <br><br>Hz. ömer (R.A.): "Bu ümmet hakkında en çok korktuğum, ilim sahibi olan münafıktır." <br>buyurarak en büyük endişesini dile getirir. "Bilgili münafık nasıl olur?" <br>sorusuna, "Dilleri ile alim, kalp ve amelleri ile cahil olmakla!" şeklinde cevap verir. <br><br><br>Faydasız ilme sahip olanlar, ilimlerinin gereğini yerine getirmedikleri için genellikle <br>Allah'ın zikrinden de uzak kalırlar ve arzularına mağlup olurlar. Bu tür kişilere karşı çok <br>dikkatli olmak gerektiğini şu ayet ortaya koyar: <br><br>"Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, keyfinin peşine düşen ve işi haddini aşmak olan kimseye itaat etme!" <br>(Kehf/2 ) <br><br>Faydalı ilim, yaşanan ve Allah'a ulaştıran ilimdir. Faydalı ilme sahip olan yeryüzünde <br>takva üzere dolaşır, hiçbir şey onu şımartmaz. Bütün gayreti Allah'ın kitabına, <br>Rasulü'nün Sünneti'ne uymak ve bu dünyadan göçünceye kadar Allah'ın ölçülerini <br>aşarım endişesi ve hassasiyeti içerisinde yaşamaktır. <br><br>Bu haliyle o, Resul-i Ekrem (A.S.)'ın şu hadislerini canlandırmaktadır: <br><br>"ilim üçtür: Konuşan kitap (Kur'an), yaşanan sünnet, bir de ?bilmem' demektir." <br>(ibn-i Mace). <br><br><br>"islam garip olarak doğdu ve garip olarak gidecektir. Gariplere müjdeler olsun. <br>" "Garibler kimdir?" sorusuna şöyle cevap verdi: <br>"Benim sünnetimden insanların bozduğunu ve terkedilen sünnetlerimi yaşatanlardır. <br>" (Müslim) <br>"Allah'ım! <br>Faydasız ilimden, <br>ürpermeyen kalpten, <br>doymayan nefisten <br>ve karşılık görmeyen duadan sana sığınırız!" <br>Amin... <br><br>alinti</font></i></b></span></span></span></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 Jan 2008 14:15:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000006027221</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>YAPRAK &#220;ZER&#304;NE YAPILMI&#350; D&#304;N&#304; RES&#304;MLER</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005905145</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><script language="JavaScript"> 

<!-- 
function click() { 
if (event.button==2) { 
alert('Haksızlık yapma') 
} 
} 
document.onmousedown=click 
// --> 

</script>
 <span><a href="http://www.basortusu.azbuz.com" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://img174.imageshack.us/img174/3048/yapraklarnikincibahar2hxx5.jpg" > <br><img src="http://img174.imageshack.us/img174/2240/yapraklarnikincibahar3wqo7.jpg" > <br><img src="http://img174.imageshack.us/img174/4242/yapraklarnikincibahar4uzf2.jpg" > <br><img src="http://img411.imageshack.us/img411/3130/yapraklarnikincibahar5dkg1.jpg" > <br><img src="http://img178.imageshack.us/img178/8071/yapraklarnikincibahar6nne4.jpg" > <br><img src="http://img171.imageshack.us/img171/5382/yapraklarnikincibahar8gqh2.jpg" > <br><img src="http://img171.imageshack.us/img171/5989/yapraklarnikincibaharivab9.jpg" > <br><img src="http://img180.imageshack.us/img180/6524/yapraklarnikinicibahar9oo6.jpg" ><br></a></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Dec 2007 15:26:39 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005905145</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>HZ. VEYSEL KARAN&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005898019</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><script language="JavaScript"> 

<!-- 
function click() { 
if (event.button==2) { 
alert('Haksızlık yapma') 
} 
} 
document.onmousedown=click 
// --> 

</script>
 <font size="3"><i><font face="Comic Sans MS" color="#0000ff">HZ. VEYSEL KARÂNÎ ve İLÂHÎ AŞKIN TEZAHÜRÜ<br><br>Üveys el-Karânî hazretleri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında yaşamış büyük bir Allah dostudur. İsmi Üveys b. Âmir el-Karnî'dir. Yemen’in Karn köyünde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. 657 (h. 37) tarihinde şehit edilmiştir. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin sağlığında Müslüman olmuş; fakat göremediği için Sahâbî olamamıştır. Tâbiî’nin büyüklerinden olduğu hadîs-i şerîfte bildirilmiştir.<br><br>Hazret-i Ömer’in halifeliği sırasında Medine’ye geldi. Çok ilgi ve hürmet gördü. Önceleri kendi memleketi Yemen’de yaşadı. Sonra Basra'ya gitti.<br>Veysel Karânî hazretleri, Yemen’de iken deve güder, geçimini onunla temin ederdi. Geçimi, yaşaması pek sadeydi. Hasta, âmâ ve ihtiyar annesinden başka kimsesi yoktu. Güttüğü develer için belli bir ücret istemez, ne verirlerse kabul ederdi. Fakir olanlardan hiç ücret almazdı. Aldığının yarısını sadaka olarak fakirlere dağıtır, kalanını da kendi ihtiyaçlarına ve annesine harcardı.<br><br>Müslüman olduktan sonra bütün ömrü boyunca Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in aşkı ile yanıp tutuştu. Bir an bile Rabbini unutmadı. Kulluğunda o dereceye yükseldi ki, her hâli, her hareketi ve her sözü insanlara ibret ve nasihat oldu.<br><br>Kimseden incinmemiş ve kimseyi incitmemiştir. Onun en önemli vasfı; Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e olan aşkı, ibadete canla başla devamı ve annesine saygısıdır. Annesine çok hizmet edip hayır duasını aldı. Rasûlullah Efendimiz’i görmeyi çok arzu ediyordu. Defalarca Peygamber Efendimizi görmek için annesinden izin istedi. Annesi, kendisine bakacak kimsesi olmadığı için izin vermedi.<br><br>Peygamber (s.a.v.) Efendimiz; "Üveys-i Karnî, ihsân ve iyilikte Tâbiînin hayırlısıdır.” buyurdu. Rasûlullah Efendimiz, zaman zaman mübârek yüzünü Yemen tarafına döndürür ve; “Yemen tarafından rahmet rüzgârı estiğini duyuyorum.” buyururdu. Yine Efendimiz (s.a.v.): “Kıyâmette Allah’ü Teâlâ Üveys sûretinde yetmiş bin melek yaratır ve Üveys’i onların arasında Arasat’a götürürler. Cennet’e gider ve Allah’ü Teâlâ’nın dilediği (bildirdiği)nden başka mahlûk hangisinin Üveys olduğunu bilmez.” “Ümmetimden bir kimse vardır ki, Rebî’a ve Mudar kabîlelerinin koyunları kıllarının adedince kişiye kıyâmette şefâat edecektir.” buyurmuşlar ve o dönemde Arabistan’da bu iki kabîlenin koyunları kadar kimsenin koyunu olmadığı söylenmiştir. <br><br>Ashâb-ı Kirâm; “Yâ Rasûl<img src="http://www.ashabilyemin.com/images/smilies/Allah.jpg" >, bu kimdir?” dediler. Peygamber Efendimiz; “Allah’ın kullarından biri.” buyurdu. “Biz hepimiz kullarız, ismi nedir?” dediler. “Üveys.” buyurdu. “Nerelidir?” dediler. “Karnlıdır.” buyurdu. “O sizi gördü mü?” dediler. “Baş gözü ile görmedi.” buyurdu. “Hayret, size bu kadar âşık olsun da, hizmet ve huzurunuza koşup gelmesin!” dediler. “İki sebepten: Biri hallerine mağluptur. İkincisi ise benim dînime bağlılığından dolayıdır. İhtiyar bir annesi vardır. Îmân etmiştir. Gözleri görmez, el ve ayakları hareket etmez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, aldığı ücreti kendisinin ve annesinin nafakasına harcar.” buyurdu. “Biz onu görür müyüz dediler. Hazret-i Ebû Bekr’e; “Sen onu kendi zamanında göremezsin.” ama Hazret-i Ömer ve Hazret-i Ali’ye; “Siz onu görürsünüz. Sol böğründe ve avucunun içinde bir gümüş miktarı beyazlık vardır. Bu baras hastalığı beyazlığı değildir. Ona varınca, benim selâmımı söyleyin ve ümmetime duâ etmesini bildirin.” buyurdu.<br><br>Peygamber (s.a.v.) Efendimizin vefâtı yaklaşınca, hırkanızı kime verelim? dediler. “Üveys-i Karnî'ye verin.” buyurdu. Rasûlullah’ın vefâtından sonra Hazret-i Ömer ile Hazret-i Ali Kûfe’ye geldiklerinde, Ömer (r.a.) hutbe esnasında; “Ey Necdliler, kalkınız!” buyurdu. Kalktılar. Aranızda Karn’dan kimse var mıdır? buyurdu. Evet dediler ve birkaç kişiyi ona gönderdiler. <br><br>Hazret-i Ömer, onlardan Üveys’i sordu. Biliyoruz. O, sizin bildiğinizden pek aşağı bir kimsedir. Dîvânedir, akılsızdır ve insanlardan kaçar bir hâli vardır, dediler. “Onu arıyorum, nerededir?” buyurdu. Arne vâdisinde develerimize çobanlık yapmaktadır, biz de karşılığında ona akşam yiyeceği veririz, saçı-sakalı karışıktır, şehirlere gelmez, kimse ile sohbet etmez, insanların yediğini yemez; üzüntü ve neşe bilmez. İnsanlar gülünce, o ağlar; insanlar ağlayınca o güler dediler. “Onu arıyorum.” buyurdu. Sonra Hazret-i Ömer’le Hazret-i Ali, onun olduğu yere gittiler. Onu namaz kılar gördüler. Allah’ü Teâlâ, develerini gütmesi için bir melek vazifelendirmişti. Namazı bitirip selâm verince, Hazret-i Ömer, kalktı ve selâm verdi. Selâmı aldı. Hazret-i Ömer; “İsmin nedir?” diye sordu. “Abdullah, yâni Allah’ın kulu.” dedi. “Hepimiz Allah’ın kullarıyız; esas ismin nedir?” diye sordu. “Üveys” dedi. “Sağ elini göster.” buyurdu. Gösterdi. Hazret-i Ömer; Peygamber Efendimiz size selâm etti. Mübârek hırkalarını size gönderip; “Alıp giysin, ümmetime de duâ etsin.” diye vasiyet buyurdu, dedi.<br><br>“Yâ Ömer! Ben zayıf, âciz ve günahkâr bir kulum. Dikkat buyur, bu vasiyet başkasına âid olmasın?” deyince; “Hayır yâ Üveys, aradığımız kimse sensin. Peygamber Efendimiz senin eşkâlini ve vasfını belirtti.” cevabını verdi.<br>Bunun üzerine, Hırka-i Şerîf’i hürmetle aldı, öptü, kokladı, yüzüne gözüne sürdü. Sonra; “Siz burada bekleyin.” dedi. Yanlarından ayrıldı. Biraz ileride hırkayı yere bırakıp, yüzünü yere koydu. Cenâb-ı Hakk’a şöyle duâda bulundu:<br>“Yâ Rabbî! Sevgili Peygamber Efendimiz, ben fakir, âciz kuluna Hazret-i Ömer ve Hazret-i Ali ile Hırka-i Şerîflerini göndermiş.” dedi. Günahkâr olan bütün müslümanların affı için duâ etti. Bir çok günahkâr müslümanın affolduğu kendisine ilham ile bildirilince, Hırka-i Şerîf’i hürmetle giydi.<br>Veysel Karânî hazretleri, kendisine hırka verildikten sonra Yemen’den Kûfe’ye gitti. Kûfe’ye gittikten sonra çok az kimse onu görebildi. <br><br>Görenlerden biri Harem bin Hayyan’dır. Harem bin Hayyan anlatır: "Üveys’in şefâatinin ne derecede olduğunu bildiren hadîsi işitince, onu görmek istedim. Kûfe’ye gidip, onu aradım. Nihayet Fırat Nehri kenarında abdest alırken buldum. Daha önce hakkında malûmatım olduğundan onu tanıdım. Selâm verdim. Selâmımı aldı. Bana baktı. Müsafaha etmek istedim, elini vermedi. “Allah sana merhamet eylesin, seni bağışlasın ey Üveys, nasılsın?” dedim. Onu o kadar sevmiştim, ona o kadar acımıştım ki ağladım. Çünkü çok zayıftı. O da ağladı ve; “Allah sana hayırlı ömür versin, ey Harem bin Hayyan! Nasılsın ey kardeşim! Beni sana kim gösterdi?” dedi. İsmimi ve babamın ismini nasıl bildin ve hiç görmeden beni nasıl tanıdın? dedim. “Her şeyi bilen ve her şeyden haberi olan bana bildirdi. Rûhum senin rûhunu tanıdı. Çünkü mü’minlerin rûhları birbirlerini tanırlar, birbirlerini görmeseler de!” dedi."<br><br>Rasûlullah Efendimizden bana bir haber ver, dedim. “Ben onu görmedim, O’nun haberini başkalarından işittim. Hadîs yolunu kendime açmayı istemem. Muhaddis, müftü veya müzekkir olmayı istemem. Benim meşguliyetim vardır. Bunlarla uğraşamam.” dedi. Bana bir âyet okuyun. Sizden duyayım dedim. Elimi tuttu. Eûzü besmele okudu ve çok ağladı. Sonra; “Cinleri ve insanları beni tanımaları, ibâdet etmeleri için yarattım.”(ez-Zâriyât, 51/56.) “Gökü, yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadım.”(el-Enbiyâ, 21/16.) meâlindeki âyet-i kerîmeleri okudu. Sonra bir feryat etti. Aklının gittiğini sandım. Sonra; “Ey Hayyân’ın oğlu, sen buraya niçin geldin?” dedi. Seni tanımak, seninle sohbet etmek arzusu ile dedim. “Bir kimsenin Allah’ü Teâlâ’yı tanıdıktan sonra, herhangi bir kimse ile ahbaplık etmek istemesine hiçbir zaman bir mânâ veremem.” dedi. Bana vasiyet, nasihat et dedim. “Yattığın zaman ölümü yastığının altında bil. Kalkınca da karşında bulundur. Günahın küçüklüğüne değil, onunla âsî olmaklığının büyüklüğüne bak! Günâhı küçük tutarsan, onu yasak eden Rabbini küçük tutmuş olursun. Onu büyük tutarsan, Rabbini büyük tutmuş olursun.” dedi. Nereye yerleşmemi tavsiye edersin? dedim. “Şam’a” dedi. Orada geçim nasıldır. dedim. “Şüphenin ağır bastığı şu kalbe yazıklar olsun, nasihat kabul etmez.” dedi. Bana bir tavsiyede daha bulun? dedim. “Ey Hayyân’ın oğlu! Baban öldü, Âdem aleyhisselâm, Dâvûd aleyhisselâm, Muhammed Rasûlullah öldüler. Halîfesi Ebû Bekir öldü. Kardeşim Ömer öldü. Ah Ömer!.. Ah Ömer!..” dedi. Allah sana rahmet eylesin, “Hazret-i Ömer ölmemiştir” dedim. “Allah’ü Teâlâ, onun öldüğünü bana bildirdi.” dedi. Salavât okuyup, kısa bir duâdan sonra şu vasiyeti yaptı: “Ben ve sen, ölülerdeniz. Allah’ın kitabını ve onda bildirilen sırât-ı mustakîmi, doğru yolu elden bırakma ve ölümü bir an unutma! Kavmine ve akrabana varınca onlara nasihat et ve Allah’ın kullarına öğüt vermekten geri durma. Ehl-i Sünnet’e uymaktan bir adım ayrılma ki, dînini kaybedersin de haberin olmaz ve Cehennem’e düşersin.” Birkaç duâ daha etti, sonra; “Git Harem bin Hayyan, bir daha ne sen beni gör, ne de ben seni! Beni duâ ile hatırla, ben de seni duâ ile anarım. Sen bu taraftan git, ben de şu taraftan gideyim.” dedi. Bir zaman onunla gitmek istedim. Bırakmadı. Gitti, ağlıyordu. Ben de ağladım. Ardından baktım durdum. Gözden kayboluncaya, şehre girinceye kadar baktım. Hâlâ ondan bir haber alamadım.<br><br>Veysel Karânî hazretleri Mekke’de hac yapıp, Medîne’ye gidince, işte Rasûlullah’ın türbesi burasıdır diye kendisine gösterildi. Kendinden geçerek düşüp bayıldı. Ayılınca; “Beni buradan götürün. Rasûlullah Efendimizin medfûn bulunduğu bir beldede benim için yaşamanın tadı olmaz.” buyurdu.<br>Geceleri hiç uyumazdı. Bir gece; “Bu gece kıyâm gecesidir.” dedi. Diğer gece, “Bu gece rükû gecesidir.” Öbür gece, “Bu gece secde gecesidir.” dedi. Bir geceyi kıyâm, bir geceyi rükû, bir başka geceyi de secdeyle geçirdi. “Ey Üveys, bu kadar uzun geceyi bir hâlde geçirmeye nasıl katlanıyorsun?” dediklerinde; “Secdede, sabah oluyor da, ben hâlâ bir kere Sübhâne Rabbiyel a’lâ diyemem. Hâlbuki üç tesbih sünnettir. Bunu yapamamamın sebebi, meleklerin ibâdetini yapmak istememdir. Buna ise gücüm yetmemektedir.” dedi.<br><br>Kendisine, namazda huşû nedir? dediklerinde; “Böğrüne iğne batırılsa, namazda duymamaktır.” dedi. Kendisine nasılsın? dediler: “Sabahleyin kalkıp, akşama sağ çıkacağını bilmeyenin hâli nasıl olur?” dedi. İş nasıldır? dediler. “Ah, yolun uzaklığından azıksızlıktan, ah!” dedi.<br>Birisi Veysel Karânî hazretlerini ziyârete gitti. Ona hitâben; "Ey Allah’ü Teâlâ’nın sevgili kulu! Bana bir nasîhatte bulun?" dedi. Veysel Karânî hazretleri; “Allah’ü Teâlâ’yı bilir misin?” Evet bilirim. “Öyle ise, Allah’ü Teâlâ’dan gayri şeyleri unut. Bu yetişir.” buyurdu.<br><br>Yâ Üveys, bir nasihat daha söyle! “Allah’ü Teâlâ seni bilir mi?” Evet bilir. “Öyle ise, Allah’tan gayrisi seni bilmesin. Allah’ü Teâlâ’nın bilmesi senin için kâfidir.” dedi.<br>Buyurdu ki:<br>“Ey insan bu fâni hayatta Allah korkusunu kalbinden çıkarma! Kurtuluş çâresi O’na itâattedir.”<br>“Yüksekliği aradım, tevâzuda buldum. Başkanlık aradım, halka nasihatte buldum. Neseb aradım, takvâda buldum. Şeref aradım, kanâatte buldum. Rahatlık aradım, zühdde buldum. Zenginlik aradım, tevekkülde buldum.”<br>Veysel Karani hazretleri Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizi dünya gözüyle görememiş ve Sahâbî olamamıştır; ancak ”muhadramûn”dandır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz zamanında yaşayıp onu göremeden îman eden kişilere İslâmî literatürde bu isim verilmiştir. Tasavvufta mürşidlerini görmedikleri halde onların ruhaniyetinden istifade edip, feyiz alarak yükselenlere “üveysi” denilir. Bu tabir Veysel Karani hazretlerinin Rasûlullah (s.a.v.)’i görmeden feyiz alıp, O’na tabi olmak suretiyle tasavvufta yüksek derecelere kavuşmasına benzetilerek söylenilmiştir. Üveysi demek; görmediği halde Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin ve O’nun varisleri olan evliyanın büyüklerinin ruhaniyetlerinden feyiz alıp yükselmek demektir.<br>Veysel Karani hazretlerinin yolu “Veysîlik” denilen öyle manevi bir yoldur ki, Peygamber (s.a.v.) Efendimizi görmeden sevmenin, sevebilmenin manevî bir okuludur. O’nun bu Veysîlik denilen manevî okulundan îman ehli nice insanlar Allah’ın izniyle, kıyamete kadar Peygamber ve Allah aşkını öğreneceklerdir.<br><br>Kaynakça<br>1. Tabakâtü’l-Kübrâ; c. 1, s. 27.<br>2. Tezkiretü’l-Evliyâ; s. 12.<br>3. Tabakât-ı İbn-i Sa’d; c. 6, s. 161.<br>4. Mektûbât-ı Rabbânî; c. 1, Mektup, 222, 270.<br>5. İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c. 2, s. 74.<br>6. Sahih-i Müslim ve Evliyalar Ansiklopedisinden faydalanılmıştır.</font> <br></i></font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>25 Dec 2007 22:26:05 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005898019</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>HAKSIZMIYIM ?</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005872292</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/58/72/5000000005872292.gif" align='right' border='0'> <p><span><span style="FONT-WEIGHT: bold"><font size="3" color="#660000"><i>Bir arkadaşimiz bize bir haksızlık yapsın, nankör diyoruz. <br>Oysa biz hergün Rabbimize nankörlük ediyoruz! <br></i></font></span></span><span><span style="FONT-WEIGHT: bold"><font size="3" color="#660000"><i><font color="#ff0000">HAKSIZ MIYIM? </font><br><br>Çocuklarimiza emirler yağdırıyoruz, <br>yapmayınca ya dövüyoruz yada kötü sözler sarfediyoruz. <br>Oysa biz Rabbimizin hangi emirlerini uyguluyoruz? <br><font color="#ff0000">HAKSIZMIYIM? <br></font><br>Birisi bize bir kötülük yapsın, asla affetmeyiz diyoruz. <br>Oysa biz ne günahlar işliyoruz ve Rabbimizden af diliyoruz . <br>Affımizında kabul olacağını umut ediyoruz! <br><font color="#ff0000">HAKSIZMIYIM? </font><br><br>Baskalarının ayiplarini araştırmaktan bıkmıyoruz ve söylüyoruz da. <br>Oysa bizler ne ayıplar işliyoruz <br>ve Rabbimiz (Settar) ayıplarımızı örtsün diye yalvarıyoruz! <br><font color="#ff0000">HAKSIZMIYIM? </font><br><br>Baskaları bize bişey yaptigi zaman, art niyetli fesat diyoruz. <br>Oysa biz hergün ne günahlar işliyoruz <br>ve bizim kalbimiz temiz, niyetimiz temiz diyoruz! <font color="#ff0000">HAKSIZMIYIM? <br></font><br>Haksızlığa gelemem diyoruz. <br>Oysa en büyük haksızlığı bizler Rabbimize yapiyoruz! <br><font color="#ff0000">HAKSIZMIYIM??? <br></font></p></i></font></span></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>23 Dec 2007 22:24:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005872292</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>KEND&#304;N&#304;Z&#304; KURTARIN</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005773117</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/57/73/5000000005773117.gif" align='right' border='0'> <span><font size="3" color="#330033"><i>Namaz kılıyor musun? Lütfen burada yazdıklarımı sonuna kadar okuyun ve biraz düşünün... Neden namaz kılmıyorsun??? namaz kılmamak için bir sebebin mi var yoksa? ne olabilir ki namazdan önemli olan sebep??? dur ben tahmin edeyim: namaz kılacak vaktin yok değil mi? ama onların da yoktu... <img src="http://img206.imageshack.us/img206/2647/anakkalepi8za9oy8.jpg" > ya bedir savaşına ne demeli: savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on katın düşma vardı. kenara çekilipte namaza duramazdın, yada namazı kılmıyacaksın di mi ben ce en kolayı bu... ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı geriye çekildi diğer yarısıdaha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı, ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince de digerleri ile yerdeğiştirip onlar savaşmaya başladı diğerleri geri çekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler... sence onların zamanı varmıydı? ya da bunların... <img src="http://img206.imageshack.us/img206/5994/foto01ry2ps9pz7.jpg" > <img src="http://img206.imageshack.us/img206/5077/namazrazmzndeganwg4hj5pi9.jpg" > ama o zaman bu yoktu değil mi? <img src="http://img206.imageshack.us/img206/6505/tvtq9tr3mw7.jpg" > yada bu ... <img src="http://img206.imageshack.us/img206/1118/pcgd6dk1tc9.jpg" > <img src="http://img206.imageshack.us/img206/4184/huuml6li7ih4.jpg" > eee tek sebebin bu mu yani? başkaları da yok mu? hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki evde değilsin zaten başka yerde yok değil mi? sence onların yeri var mı? <img src="http://img208.imageshack.us/img208/16/yer3bn4lz4nc9.jpg" > <img src="http://img208.imageshack.us/img208/5671/yer1yz6jk3ma9.jpg" > buda tutmadı başka yokmu bahanen? yada yolculuk yapıyosundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın... peki onların var mı? <img src="http://img208.imageshack.us/img208/1683/yolcuvi9du4cp0.jpg" > <img src="http://img120.imageshack.us/img120/310/image002gq4ed1fh1.jpg" > buda olmadı galiba? yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak vaktin yoktur değil mi? onların da işi çok ama bi on dakika ayırabiliyorlar. <img src="http://img120.imageshack.us/img120/2677/49035018cz9of0aj1.jpg" > ama senin bir dakikan bile yok değil mi? bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyosun, dünyalık için değil mi? iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun için mi? bir daha düşün sen önce kim götürmüş bir bez parçasından başka bir şey, orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş kazandıklarını? oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun? yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi? belki şunu dersin: "bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa kılacaktım ileride namazımı kaza namazıda kılacaktım"...ama senin yaşın genç daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak, ya yaşlanmazsan... ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa... <img src="http://img120.imageshack.us/img120/6462/namaz2ne0yg7cm5.jpg" > bunlar kadar gençmisin sen,ama bak onlar kılıyor neden? <img src="http://img120.imageshack.us/img120/4910/genel9ku9ad7.jpg" > namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer "sen daha çocuksun bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha küçüksün namaz sana farz değil"demişti, ve çocuk demişti ki:"Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olur mu? Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü. Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı. Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, büyüyünce kılmak zor gelebilir." sen hala gencim de...? aaa olmadı hastasın değil mi onun için kılamıyorsun, özür dilerim... ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun? öyle dememiş mi Peygamberimiz"namazda şifa var" kalk bir kıl bakalım namazın hastalığın kalıyor mu o zaman??? bak oda hasta üstelik kaç yaşına gelmiş...(HİÇ UNUTMAM DEDEM ÖLÜM DÖŞEGİNDE DAHİ KILIYORDU) <img src="http://img120.imageshack.us/img120/9194/namazxp7fk9vx8.jpg" > <img src="http://img120.imageshack.us/img120/8510/namazju5tm5pz2.jpg" > ama ayakta duramıyosun değil mi? oturarak kıl, oturamıyosunda(yatalaksın) kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin (şimdi yıttın galiba) zannetme ki yırttın o zaman da gözlerin kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerinde vardır...değil mi? yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki? O Güzeller Güzelinin kalbi kapkara mıydı, pislik içinde miydi de, ayakalarının altı şişinceye kadar namaz kılardı? eee gördün mü kalbin Efrendimizin kalbinden de mi temiz acaba??? değil, değil mi? bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak bir şeyler? tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı? oda mı yok? bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunlarıda ben tahmin ediyim... sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki uykunu mahvedeceksin değil mi? ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba? <img src="http://img120.imageshack.us/img120/5632/ilan16yyzb0up6jf9.png" > ama gitmezdin değil mi değmez onun için felan uykunu bozmana, sen mi gitmeyeceksin yalan bari söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin... olmadı, gelelim öğleye, off öğle vakti o kadar telaşede namaza vakit mi ayırcaksınbir sürü işin gücün var yetişemiyorsun zaten, bir de namaz hiç olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur? <img src="http://img120.imageshack.us/img120/2387/danisresimnx2lm1bq3.jpg" > ama yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun belkide zevkini çıkara çıkara 1 saatte yiyosun yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi??? ya ikindin ne olacak?? dur şimdi zaten yoruldun bütün gün işler hala bitmedi bu yorgunlukla namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az önce bir daha diyeyim ne demiş Peygamberimiz"hasta mısın, yorgun musun, çaresiz misin,... o zaman namaz kılda geçsin bunların hepsi... ya akşam namazı??? oooo sende yaaa daha eve gidilecek, yemek yenilecek, zaten akşam vaktide kısa yetişemiyorsun değil mi? evine 10 dakika sonra girsen ne olacak kaçmıyor ya ev, ama vakit gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti??? yatsı namazını hiç sormuyum değil mi? o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu namaz kılınmaz ki... ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara bakarken hiç uykun gelmiyor değil mi? <img src="http://img120.imageshack.us/img120/8134/kurtxr3lv2vy7.jpg" > <img src="http://img120.imageshack.us/img120/683/binbirfb0te5tf3.jpg" > eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı,var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, seninde aklına gelmiyor değil mi? kalmadı çünkü başka bahane... aslında var ben sana söyleyim mi üstelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan(zaten kılmıyosunda) üstelik bir tane değil, ne mi dur söyleyim: 1 : ÖLÜ İSEN 2: DELİ İSEN 3: ÇOCUK İSEN 4: HAYVAN İSEN 5: KAFİR İSEN ne dersin sıyırdın bu sefer ha? ama yok, nasıl olur sen ölü veya deli değilsin, üstelik kocaman adamsın ve insansın, Allah korusun kafirde değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın................ sana sesleniyorum ey insan boşver sen nefsini o zaten hiç namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı bahaneleri sonuç ne peki? koskoca bir hiç. yani gel namazını kıl uyma sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane, niye mi namaz kılacaksın? dur onuda söyleyim: sen müslümansın degil mi?(elhamdülillah) eee kanıtın ne nasıl ispatlarsın bana müslüman oldugunu, tabi ki namaz kılarak islam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun için... bir de gözünü çevirde bak etrafına <img src="http://img120.imageshack.us/img120/4734/manzara2ly8wg8ov3.jpg" > bu güzellikleri Yaratan övülmez mi, ona sana verdiği binlerce nimet için şükredilmez mi, tabi ki şükredilir bu da en güzel şekli olan namazla olur, hem sen namaz kılmakla Allah ’ı yüceltemezsin O zaten Yüceler Yücesi , sen ancak Rabbimin katında kendini yüceltirsin... tamam sen boşver hepsini sen bunlara da mı acımıyorsun... <img src="http://img208.imageshack.us/img208/6656/cecen772av4wp6me3.jpg" > Yüce Allah buyurmuyor mu: "namazdan sonra edilen dua reddolunmaz" diye, haydi onlar için başka bir yapmıyorsun(yapamıyorsun) madem en azından dua et... hem bak doğada herşey ona secde ediyor sen daha ne duruyorsun... <img src="http://img208.imageshack.us/img208/8656/image144ok6he2ml8er6.jpg" > <img src="http://img208.imageshack.us/img208/8021/untitledzl6ag0aa1fn8.png" > şimdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza? haydi mevlanaca namaz kılmaya var mısın?? onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın? veysel karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın? öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek bir geceyi sadece kıyamda, bir gece sadece ruküda, bir gece sadece secdede geçirirmiş... Hz. Ali gibi, savaşta yediği okun acısından çıkaramıyorlar, ancak Hz. Ali namaza durunca çıkarıyorlar hem de kılı bile kıpırdamıyor, soranlara da "biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz" demiş, var mısın böyle namaz kılmaya?, Hz.Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da ağlamaya var mısın? ve O GÜZELLER GÜZELİ, namazı en güzel kılan O kimse onun gibi Kılamazdı, varmısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya? biliyorum sen onlar gibi namaz kılamazsın, onlar gibi olsan zaten bahane uydurmaz, namaz kılmak için kendine yollar arardın bu zamanda...nasıl mı namaz kılacaksın? öyle bir namaz kılacaksın ki ezanı okuyan Bilal-i Habeşi olacak, namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve imamın Hz. Muhammet Mustafa olacak ve Hz. ebubekir, Hz. Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın.... öyle bir namaz kılacaksın ki, sırat köprüsünün üzerinde olacaksın aşağısı cehennem ve karşında YÜCELER YüCESİ Allah TEALA ve meleklerle saf tutarak... öyle bir namaz kılacaksın ki mevlana’ca: <img src="http://img208.imageshack.us/img208/5264/solmenumevlanaix8uk0po5.jpg" > Namaza tekbirle girmek,"İlahi,biz Senin huzurunda kurban olduk !" demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza başlamak da, "Allah ’ım canımız Sana feda olsun!" anlamındadır. Namazda kıyama durmak, Allah ’ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kullundan ve işledği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir. Başı rükuda iken"Hakk’ın suallerine cevap ver" diye İlahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır. Tekrar ona,"Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver" diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır. <img src="http://img208.imageshack.us/img208/4213/makkahjb3nv8yv7.jpg" > Aslında sen namazı Kabe de kılıyorsun biliyor musun? evet sen o safın içindesin aslında, ilk saf Kabe’nin etrafını çeviren ilk halkadır ve sende gittikçe büyüyen bu halkanın içindesin bu safın içindesin sen namazı orda kılıyorsun sadece biraz arka saflardasın o kadar, inşAllah ön saflarda da kılmak nasip olur... var mısın böyle namaz kılmaya? hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdını sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şeklide MEVLA’ya yaklaş... hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi kötüye götürür, siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz hadi kırın onun gücünü biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı... KURTARIN KENDİNİZI...</i></font><br></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>16 Dec 2007 16:05:23 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005773117</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>G&#220;L KOKULU PEYGAMBER&#304;M</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005704383</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><br><img src="http://img134.imageshack.us/img134/1874/5100148qu.jpg" ></p><p><font color="#ff0000"><font size="3"><i><b>Yıllarca ufkuna bakan gözlerim, <br>Cemalini ister , canım efendim. <br>Seni anlatmaktan aciz sözlerim, <br>Her an erimekte , canım efendim. <br><br>Hayat eksenimin sonsuz oda&#285;ı, <br>&#334;ksÜz ve yetimlerin sı&#285;ına&#285;ı, <br>Sen sabah yıldızlarının ışı&#285;ı, <br>Sen şefkat elçisi , canım efendim. <br><br>Lahuti bir sefer olsa da gitsem... <br>Kumlara batsam , aya&#285;ına dÜşsem, <br>GÜl Ravzan'a varıp kendimden geçsem, <br>Sen sevda iksiri , canım efendim. <br><br>Ay yÜzlÜ , gÜzel sözlÜ hem sultanım, <br>Fedadır can , canan ve bÜtÜn varım, <br>Seninle olmaktır en gÜzel kararım, <br>Sen gÜllerin şahı , canım efendim. <br><br>Buzlar erir içimde bitmez savaş, <br>GönlÜmde bir hÜzÜn , gözÜmde yaş, <br>Sensizlik içimde kordan bir telaş, <br>Kalbimin barışı , canım efendim. <br><br>Alemlere rahmet rÜzgarısın sen, <br>Kur'an kiliminde en gÜzel desen, <br>Benim de rÜyama bir defa gelsen, <br>Can dayanmaz oldu , canım efendim.</b></i></font> </font><br></p><p><img src="http://img81.imageshack.us/img81/1130/kopievankopievankarisik2to.jpg" ></p><p><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Selam sana nazlı Nebi <br>Selam sana gözbebeği <br>Mevla'nın kudretiyle selam</b></i></font> </span><br><br><img src="http://img81.imageshack.us/img81/7949/medine114kr.jpg" ></p><p><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Selam sana nur-i dilara <br>Selam sana Hakk habibi <br>Rahman'ın kudretiyle selam</b></i></font> </span><br><br><img src="http://img81.imageshack.us/img81/2505/173439492vzirsvph4vq.jpg" ></p><p><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Selam sana Andelib_i Zişan <br>Selam sana Muhammedi <br>Cebrail'in yüreğiyle selam <br>İbrahimce selam sana <br>Rahimce selam sana <br>Gafurca selam.</b></i></font> </span><br><br><img src="http://img81.imageshack.us/img81/1588/cicek324zv.jpg" ></p><p><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Selam sana ey yetimler padişahı <br>Selam sana Ahmedi nefesli yar <br>Eyyupça selam sana <br>Selam sana ya Habiballah <br>Selam sana ya Nebiallah <br>Selam sana ya Resulallah.</b></i></font> </span></p><p><img src="http://img81.imageshack.us/img81/5321/img03893on4si.jpg" ></p><p><br><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Ya Resulallah <br>Sen, sevmek için istenen <br>Can, dudakta istenen <br>Sevda ikliminin en güzel mevsiminin <br>En güzel çiçeğisin.</b></i></font> </span><br><br><img src="http://img81.imageshack.us/img81/2880/wp1h2eh8my.jpg" ></p><p><span style="COLOR: red"><font size="3"><i><b>Ey Gül, ey Gonca-i Nûr, meftun yaprak, hâr sana. Sensin gönüller Mâhı, bu yaz, bu bahar Sana <br>Mûcize saltanatın taşları ayna yapar, <br>Her ırmak ve her deniz, her leyl-ü nehar Sana</b></i></font></span></p><span style="COLOR: red"><b><i><font size="3"></font></i></b></span><p><img src="http://img73.imageshack.us/img73/5971/weloveyoumohammed5cx6pj.gif" ></p><p><font color="#ff0000"><font size="3"><i><b>Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini</b></i></font> </font></p><font color="#ff0000"></font><p><img src="http://img239.imageshack.us/img239/2063/dzenlemeju4.jpg" ></p><p><font size="3" color="#ff0000"><i><b>Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi </b></i></font></p><p><font size="3" color="#ff0000"><i><b><img src="http://img239.imageshack.us/img239/4953/45475532qr0zi8tfyf2ai2.jpg" ></b></i></font></p><p><font color="#ff0000"><font size="3"><font color="#000000"><i><b><font color="#ff0000">Arzum ahirette cennete seninle girmeyi</font></b></i> </font><br></font></font></p><p><font color="#ff0000"><font size="3"><img src="http://img329.imageshack.us/img329/4784/165010244iltq4ez0.jpg" ></font></font></p><p><font color="#ff0000"><font size="3"><font color="#ff0000"><i><b>Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya</b></i> </font></font></font></p><p><font color="#ff0000"></font><font size="+0"><font size="3" color="#ff0000"><i><b>Sana hasret olmak en büyük çilem... </b></i></font></font></p><p><font size="+0"><font size="3" color="#ff0000"><i><b><img src="http://www.sitem.gen.tr/wp-content/uploads/2006/05/beyaz_gul.jpg" ></b></i></font></font></p><p><font size="+0"><font size="3" color="#ff0000"><i><b>GÜL KOKULU PEYGAMBERİM<br></b></i></font></font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>12 Dec 2007 00:10:29 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005704383</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>razmazan ay&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004340261</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/43/40/5000000004340261.gif" align='right' border='0'> <b><font face="Arial" size="4" color="#33ff33">Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:<br><br>(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]<br><br>(Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]<br><br>(Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.) [Taberani]<br><br>(Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]<br><br>(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani] <br><br>(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]<br><br>(Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]<br><br>(Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]<br><br>(İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]<br><br>(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir.) [Taberani]<br><br>İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki: <br><br>Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.<br><br>Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. <br><br>Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.<br><br>Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. <br><br>Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.<br><br>İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.<br><br>Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.<br><br>Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. <br><br>Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! <br><br>Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır. <br><br>Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br><br>(Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]<br><br>(Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]<br><br>(Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]<br><br>(Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]<br><br>(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]<br><br>(Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]<br><br>(Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]<br><br>Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi) </font></b><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>18 Sep 2007 11:13:01 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004340261</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>hadis el kitab&#305; 2,entry</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000750806</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/7/50/5000000000750806.gif" align='right' border='0'> <p align="center"><font size="3">İSLAM, iBADET, AMEL, FELAH...<br><br>42. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"islâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allahın birliğine inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, hacca gitmek."<br>İbn Ömer radıyallahu anh. Müslim.<br><br>43. Bir bedevi gelip, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme islâmı sordu.<br>Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "Günde beş vakit namaz," buyurdu.<br>Adam sordu: "Bunlardan başka birşey yapmam gerekir mi?"<br>"Hayır, ancak nâfile olarak kılabilirsin." Sonra şöyle buyurdu: "Ramazanda oruç tutmak."<br>"Bunun dışında oruç var mıdır?"<br>"Hayır, ancak nâfile olarak tutabilirsin." Sonra ona zekâtı da anlattı.<br>"Bundan başka birşey vermem gerekir mi?"<br>"Hayır, nâfile olarak verebilirsin."<br>Sonra adam, arkasını dönüp giderken, "Bunları aynen yaparım, ne eksik, ne de fazla!" dedi.<br>Ardından, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sözünde durur da dediklerini yaparsa, cennete girer."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>44. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Müslim, elinden ve dilinden müslümanların esenlikte olduğu kişidir. Mümin ise, insanlara, kanları ve malları hususunda güven veren kişidir."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>45. Bir adam sordu:<br>"Hangi islâm daha hayırlıdır?"<br>Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem cevap verdi:<br>"Yemek yedirirsin, tanıdığına da tanımadığına da selâm verirsin..."<br>İbn Amr radıyallahu. Buhârî.<br><br>46. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme dedim ki:<br>"Bu işte seninle beraber kimler var?"<br>"Bir hür kişi, bir de köle..."<br>"islâm nedir?"<br>"Hoş söz söylemek ve yemek yedirmek."<br>"iman nedir?"<br>"Sabır ve hoşgörü...<br>"Hangi islâm en üstündür?"<br>"Müslümanların, elinden ve dilinden esenlikte olduğu kişininki..."<br>"Hangi îman üstündür?"<br>"Güzel ahlâk."<br>"Hangi namaz üstündür?"<br>"Ayakta durma süresi uzun olan namaz."<br>"Hangi hicret üstündür?"<br>"Rabbinin hoşlanmadıklarından uzak durman."<br>Amr radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>47. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, güçlükte, kolaylıkta, neşeli ve kederli hâllerde, onu dinleyip itaat edeceğime dâir biat edip, söz verdim. Yine, bize karşı yaptığı tercihlerde, ehline karşı herhangi bir işte tartışmayacağımıza, nerede olursak olalım hakkı söyleyeceğimize, Allah uğrunda kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza dâir biat edip, söz verdik.<br>Ubâde radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>48. Ensardan bir grup kadınla, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, islâm üzerinde biat etmek üzere geldik ve şöyle dedik:<br>"Allaha hiçbir şeyi ortak koşmamaya, hırsızlık yapmamaya, zina etmemeye, çocuklarımızı öldürmemeye, iftira atmamaya, hayırlı işlerde sana baş kaldırmamaya söz verip, biat ettik."<br>Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:<br>"Tâkat oranında, gücünüz yettikçe..."<br>"Allah ve Resûlü, bize kendimizden daha merhametlidir. Ey Allahın Resûlü, gel de sana biat edelim!" deyince, şöyle buyurdu:<br>"Ben kadınlarla tokalaşmam, yüz kadına olan sözüm, tek kadına gibidir."<br>Umeyme radıyallahu anha. Tirmizî.<br><br>49. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"işin başı islâm, direği namaz, zirvesi cihaddır."<br>Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>50. Vedâ haccında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ile bulundum. Allahı andı, hamdetti, öğüt verdi, sonra şöyle dedi:<br>"Bu kutsal gün hangi gündür?"<br>"En büyük hac günüdür!" dediler.<br>Bunun üzerine şöyle buyurdu:<br>"Sizin kanlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, size, tıpkı bu gününüz gibi haramdır. Bu beldeniz gibi, bu ayınız gibi haramdır! Dikkat edin! Cinâyet işleyen kendi aleyhine cinâyet işlemiş olur.<br>Dikkat edin! Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman kardeşinin hiçbir şeyi, kendisi helâl etmedikçe, diğer müslümana helâl olmaz.<br>Dikkat edin! islâm öncesindeki tüm faizler kaldırılmıştır. Verdiğiniz ana paralarınız sizindir. Haksızlık yapmayın, haksızlığa da uğramayın!<br>Dikkat edin! islâmdan önce işlenen her türlü kan davası kaldırılmıştır...<br>Dikkat edin! Kadınlara iyi davranın! Onlar, sizin yanınızda birer emanettirler...<br>Dikkat edin! Sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.<br>Sizin, kadınlarınızın üzerinde bulunan hakkınız, yataklarınızı çiğnetmemeleri ve evinize girmesinden hoşlanmadığınız kimselere izin vermemeleridir.<br>Onların sizin üzerinizdeki hakları, giyimlerinde ve yemeklerinde onlara son derece iyi davranmanızdır...<br>Dikkat edin! Burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin, umulur ki, kendilerine bildirilenler daha kavrayıcı olurlar."<br>Amr radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>51. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah, rızıklarınızı bölüştürdüğü gibi, aranızda ahlâklarınızı da bölüştürmüştür. Allah, dünyayı sevdiğine de, sevmediğine de verir. Ama dini ancak sevdiklerine verir. Kime dini vermişse, onu kesinkes sevmiştir.<br>Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kalbi ve dili müslüman olmadıkça, bir kul müslüman olamaz. Komşusu kötülüklerinden emin olmadıkça, kişi tam mümin olamaz!"<br>"Ey Allahın Resûlü, kişinin kötülükleri nedir?"<br>Şöyle buyurdu: "Eziyet ve zulüm etmesidir. Haramdan kazandığı parayı nafaka verse, asla bereketi olmaz. Ondan sadaka olarak verirse, kesinlikle kabul olunmaz. Geride bırakırsa, onu ateşe daha da yaklaştırır. Çünkü Allah, kötüyü kötü ile silmez, kötüyü iyilik ile siler. Çünkü, pis olan pisi silmez."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>52. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"islâm garîb başladı, başlangıçtaki gibi tekrar garîb olacaktır. Garîblere ne mutlu!"<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.</font></p><p align="center"><font size="3"><hr style="COLOR: #d1d1e1" size="1"></font></p><p align="center"><font size="3">İLİM, ALİM, DERS, ABİD...<br><br>53. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Her kim ilim istemek için bir yola girerse, cennet yollarından birine girmiş olur. Ondan hoşlandıkları için, melekler ilim arayanın üzerine kanatlarını gererler. ilim isteyene, göklerdekiler, yerdekiler ve sudaki balıklar bile günahının affı için yalvarırlar.<br>Alimin ibadet edene üstünlüğü, dolunayın yıldızlara üstünlüğü gibidir. Alimler, hiç şüphe yok ki, peygamberlerin mirasçılarıdırlar.<br>Peygamberler, ne dinarı, ne de dirhemi miras bırakmışlardır. Onların mirası ilimdir. Kim o ilmi alırsa, çok büyük bir nasibi elde etmiş olur."<br>Ebû Derda radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>54. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Tek bir dini anlayıcı fakih, şeytana bin tane ibadet edici abidden daha çetindir."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>55. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim ilimsiz ibadet ederse, bozdukları düzelttiklerinden çok olur. Kim söylediklerini uygularsa, kendisini ilgilendirmeyen boş sözü az bulunur. Kim dinini tartışmalara hedef ederse, bir kararda kalamaz daldan dala atlar durur."<br>Ömer radıyallahu anh. Dârimî.<br><br>56. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz Allah, ilmi insanların ellerinden çekerek almaz, ilmi, âlimleri almakla alır. Alimlerden kimse kalmayınca, insanlar câhil başkanlar edinirler, onlara sorarlar, onlar da fetva verirler, hem kendileri saparlar, hem de onları saptırırlar."<br>İbn Amr radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>57. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim birine bir ilim öğretirse, onunla amel edenin sevabını, yapanın sevabından hiçbir şey eksilmeksizin alır."<br>Muaz radıyallahu anh. İbn Mâce.<br><br>58. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim ilme çalışıp elde ederse, Allah ona iki kat sevap verir. Kim ilme çalışıp da elde edemezse, Allah ona sevaptan bir pay verir."<br>Vâsile radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>59. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah, kimin hayrını dilerse, onu dini anlayıcı bir fakîh yapar."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>60. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim ilim tahsili için yola çıkarsa, dönünceye kadar, o Allah yolundadır."<br>Enes radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>61. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Hikmetli söz, müminin yitiğidir, bulduğu yerde onu almaya, o daha ziyade hak sahibidir."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>62. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"ilim istemek, her müslümanın üzerine farzdır."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>63. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim bildiği bir ilmi, kendisine sorulunca gizlerse, Allah da onu ateşten bir gem ile gemler."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>64. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Vallahi, iman yolunu gösterme gayretinle birinin hak yolu bulması, senin için kırmızı deve sürülerinden daha hayırlıdır."<br>Sehl radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>65. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"insanlar size uyarlar. Size, dünyanın her tarafından insanlar gelecek, dinin inceliklerini öğrenecekler. Onlarla iyi geçinin, hayrı öğretin!"<br>Ebû Hârun radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>66. Aişe radıyallahu anha dedi ki: Medineli hanımlar ne iyi hanımlardır, dini öğrenme konusunda, utanma onlara engel olmuyor.<br>Aişe radıyallahu anha. Müslim.<br><br>67. Abdullah radıyallahu anh, her perşembe günü insanlara konuşma yapardı.<br>Bir adam dedi ki:<br>"Bize hergün konuşma yapmanı isterdim."<br>Şu cevabı verdi:<br>"Sizi usandırmak ve bıktırmaktan korkuyorum. Bezdirmemek için arasıra konuşuyorum. Tıpkı Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı gibi."<br>Şakîk radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>68. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Gerçek âlim, insanlara, Allahın rahmetinden ümit kestirmeyen, azabından emin kılmayan, Allahın haramlarına izin vermeyen kişidir. içinde ilim bulunmayan ibadette hayır yoktur. içinde kavrama bulunmayan ilimde de hayır yoktur. içinde düşünme olmayan okumada da hayır yoktur."<br>Ali radıyallahu anh. Dârimî.<br><br>69. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bilgelere boş şey anlatma ki, sana kızmasınlar. Budalalara hikmeti anlatma ki, seni yalanlamasınlar. Uygun olandan ilmi menetme ki, günaha girmeyesin. Lâyık olmayana ilim öğretme ki, sana kötü davranılmasın. Çünkü, ilminin senin üzerinde bir hakkı vardır, tıpkı malının senin üzerinde hakkı bulunduğu gibi."<br>Kesîr radıyallahu anh. Dârimî.<br><br>70. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bir topluma akıllarının almadığı bir şeyi anlatma ki, bazıları için bulantı sebebi olmasın."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim.<br><br>71. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sahabilerinden bize bilgi verenler, şunu anlattılar:<br>Onlar, Peygamberden on âyet alıp ezberlerlermiş. Onu iyice sindirip, içindeki bilgileri ve hükümleri hayatlarına uygulamadıkça diğer on âyete geçmezlermiş.<br>Ebû Abdurrahman radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>72. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"insanlara iyiliği öğretip de kendini unutan kişi, insanları aydınlatıp da kendini yakan mum gibidir."<br>Cendel radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>73. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz, Allah birçok şeyleri emretmiştir, sakın onları boşa çıkarmayın! Birçok da sınırlar çizmiştir, sakın onları aşmayın! Birçok şeyleri de yasaklamıştır, sakın onlara yaklaşmayın! Birçok şeyleri de unutmaksızın bırakmıştır, onları da sakın araştırmayın!"<br>Sâlebe radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>74. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ümmetim yetmiş küsür fırkaya ayrılacaktır. Bozgunculuk bakımından en büyükleri, kendi görüşleriyle meseleleri kıyaslayıp, haramı helâl, helâli de haram yapanlar olacaktır."<br>Avf radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>75. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Fetva soran herkese fetva veren kişi, mecnundur."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>76. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>Allah önce aklı yarattı ve ona dedi ki: "Öne dön!" Döndü. "Arkaya dön!" buyurdu, döndü. Sonra şöyle buyurdu:<br>"Senden daha çok sevdiğim bir eser yaratmadım. Yaratıklarım içinde seni en çok sevdiğime vereceğim."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Rezîn.</font></p><p align="center"><font size="3">KURAN, TİLAVET, TEFSİR, FELAH...<br><br>77. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu duydum:<br>"ileride kargaşa olacaktır."<br>"Peki ondan kurtuluş nasıl olur, ey Allahın Resûlü?" diye sordum.<br>Şöyle buyurdu:<br>"Allahın Kitabına sarılmakla. Çünkü sizden öncekilerin haberi ile sizden sonrakilerin haberi onun içindedir. Aranızda vereceğiniz hükümler de onun içindedir. O, önemli bilgileri içerir, içinde gereksiz söz yoktur.<br>Kim onu, akılsızlığından dolayı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim iman yolunu ondan başkasında ararsa, Allah onu saptırır. O, Allahın sapasağlam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir. O, dosdoğru yoldur.<br>O, kendisiyle arzuların sapmadığı, dillerin yalan şeyler söylemediği, âlimlerin doymadığı, çok okunmakla eskimeyen, olağanüstülüğü tükenmeyen bir kitaptır.<br>O, cinlerin işitip de şöyle dediği kitaptır: "Gerçekten biz, doğru yola ileten görülmedik oranda güzel bir Kurân dinledik de ona îman ettik."<br>Kim ondan bir haber getirirse, doğru söylemiş olur. Kim onu uygularsa, sevap alır. Kim onunla hükmederse, âdil olur. Kim insanları ona dâvet ederse, doğruya iletmiş olur. Ey Aver, dinle, kulağına küpe olsun!"<br>Hâris radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>78. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allahın evlerinden birinde toplanıp, Allahın kitabını okuyan, onu aralarında öğrenip, öğreten hiçbir topluluk yoktur ki, Allah onların üzerine huzur indirmesin, rahmet onları kaplamasın, melekler onları kuşatmasın. Allah onları, kendi katındakilerin içinde anmasın!"<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>79. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kişinin, falan falan âyetler bana unutturuldu, demesi ne kötü bir şeydir! Unutan kendisidir. Kurânı devamlı okuyun! Çünkü onun, hafızalardan silinmesi, hayvanların bağlarından çözülmesinden daha kolaydır."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>80. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kurânı seslerinizle süsleyiniz!"<br>Berâ radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>81. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kurânı arap ağzıyla ve sesleriyle okuyun! Aşk ehlinin ezgilerinden uzak durun! Ehlikitabın ezgilerinden de uzak durun!<br>Benden sonra bir topluluk gelecektir ki, onlar Kurân okurken, şarkı söyler veya ağıt yakar gibi okuyacaklar. Okudukları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek, hem onların ve hem de onları beğenenlerin kalbleri bozulacak."<br>Huzeyfe radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>82. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin okuyuşu:<br>"Bismillahirrahmanir-Rahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Errahmanirrahîm. Mâliki yevmiddîn."<br>Ayetleri birbirine katmadan, dura dura, âyet âyet okurdu.<br>Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.<br><br>83. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bana dedi:<br>"Haydi bana biraz Kurân oku!"<br>"Ey Allahın Resûlü! Kurân sana indi, ben mi sana Kurân okuyacağım?" dedim.<br>"Ben Kurânı başkasından dinlemekten hoşlanırım," buyurdu.<br>Bunun üzerine ona Nisâ sûresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şâhit, seni de bunlara bir şâhit getirdiğimizde hâlleri ne olacak?" mealindeki âyete gelince, "Şimdi yeter, bu kadar yeter!" buyurdu.<br>Dönüp baktım, gözleri dolu dolu olmuş, ağlıyordu.<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>84. Geçmişteki büyük insanlardan hiç kimse, Kurân okunurken ne bayılırdı, ne de kendinden geçerdi. Onlar sadece ağlarlardı ve derileri ürperirdi. Sonra hem derileri, hem de kalbleri, Allahı anmaktan dolayı yumuşayıp, yatışırdı.<br>Esma radıyallahu anha. Rezîn.<br><br>85. Ömer radıyallahu anh, Kurân okuyan bir topluluk içindeydi. Sonra tuvaleti için oradan uzaklaştı. Kurân okuyarak dönünce, bir adam, "Ey müminlerin emîri! Abdestsiz mi Kurân okuyorsun?" dedi. Cevap verdi: "Sana bu fetvayı kim verdi? Yalancı Müseyleme mi?"<br>Ömer radıyallahu anh. Mâlik.<br><br>86. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim gece kalkamayıp, Kurândan ayırdığı bölümü okuyamazsa, sonra onu sabah namazı ile öğlen namazı arasında okusun. Böyle yaparsa, sanki gece okumuş gibi kendisine sevap yazılır."<br>Ömer radıyallahu anh. Müslim.<br><br>87. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdiydi. Bu en çok Ramazanda Cebrail ile buluşunca olurdu. Cebrail, Ramazanda her gece onunla buluşurdu. Ona Kurân okuturdu.<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>88. Ayrıntılı sûrelerden ona ilk inen, içinde cennet ve cehennemin yer aldığı sûre olmuştur. insanlar kaygılanıp da islâma yönelince, helâl ve haramla ilgili sûreler indi.<br>Eğer, "içki içmeyin!" diyen sûre ilk önce inseydi, insanlar, "Bunu biz asla bırakmayız!" derlerdi.<br>Eğer, "Zina yapmayın!" diyen sûre ilk başlarda nâzil olsaydı, "Biz zinayı terketmeyiz!" derlerdi.<br>Aişe radıyallahu anha. Buhârî.<br><br>89. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bu Kurândan ayrılmayın! Çünkü o, Allahın sofrasıdır. Kim Allahın sofrasından yararlanmak isterse, gayret etsin. Zira ilim, öğrenmekle olur."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Bezzâr.<br><br>90. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim, Kurân hakkında ilimsiz fikir yürütürse, cehennemdeki yerini hazırlasın."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>91. Bir adam dedi ki:<br>"Ey Allahın Resûlü! Allaha en sevimli amel hangisidir?"<br>"Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan kimsenin durumu."<br>"Yolculuğu bitirip tekrar yola başlama durumu nedir?"<br>"Kurânı başından sonuna kadar okur, bitirince yeniden başlar."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>92. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Fatiha, Kurânın esasıdır, Kitâbın anasıdır, yedi âyettir."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>93. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim, geceleyin Bakara sûresinin son iki âyetini okursa, o iki âyet, o gece ona yeter."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>94. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Her şeyin bir kalbi vardır, Kurânın kalbi de Yâsin sûresidir. Kim onu okursa, Yâsinsiz on kere Kurân okumuş gibi kendisine sevap yazılır."<br>Enes radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>95. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim, sabahleyin Haşir sûresinin son üç âyetini okursa, Allah onun için yetmişbin melek görevlendirir, akşama kadar onun için Allahtan af dilerler. O gün ölürse, şehîd olarak ölür. Akşamleyin okursa yine aynı sevabı alır."<br>Mâkil radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>96. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kurânda otuz âyetlik bir sûre vardır ki, okuyanına, bağışlanıncaya dek affı için aracılık eder: Tebârekellezi sûresi."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>97. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bana benzeri görülmemiş âyetler indi: Felak ve Nâs sûreleri."<br>Ukbe radıyallahu anh. Müslim.<br><br>98. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ashabından birine sordu:<br>"Evlendin mi?"<br>"Hayır, vallahi evlenecek bir şeyim yok ki..."<br>"Yanında Kul Huvallahu Ehad da mı yok?"<br>"Var."<br>"işte al sana Kurânın üçte biri! izacâeyi biliyor musun?"<br>"Evet."<br>"işte sana Kurânın dörtte biri! Kul ya eyyühel kâfirûneyi biliyor musun?"<br>"Evet."<br>"işte sana Kurânın dörtte biri! izâ zülzilet..?"<br>"Evet."<br>"işte sana Kurânın dörtte biri! Evlen, evlen!" buyurdu.<br>Enes radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>99. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"insana, şeytanın bir dokunuşu vardır. Meleğin de bir dokunuşu vardır. Şeytanın dokunması, ona kötülük işletmek ve hakkı yalanlatmaktır. Meleğin dokunması ise, ona hayrı vaad etmek, hakkı onaylatmaktır. Her kim bunu vicdanında bulursa, Allahtan olduğunu bilsin ve Allaha hamdetsin. Ötekine tutulan da, şeytandan Allaha sığınsın."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>100. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Eğer Kurânın, anlamını üstü kapalı biçimde anlatan âyetlerine uyan kimseleri görürseniz anlayın ki, Allahın haber verdiği kişiler onlardır ve onlardan uzak durun!"<br>Aişe radıyallahu anha. Buhârî.<br><br>101. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, "Allahtan nasıl korkulması gerekirse öyle korkun!" âyetini şöyle yorumlamıştır:<br>"Ona itaat etmek, asla karşı gelmemek, şükretmek, asla nankörlük etmemek, hatırlamak, asla unutmamak."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Taberânî.</font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>18 Jan 2007 13:26:58 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000750806</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>hadis el kitab&#305; 1,entry</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000750920</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/7/50/5000000000750920.gif" align='right' border='0'> <div align="center"><i><font size="3"><u>HADİS, RAVİ, NAKİL, YAZI...<br><br>1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Dikkat edin! Bana "Kitâb" verildi. Onunla beraber, "bir o kadar daha" verildi.<br>Dikkat edin! Karnı tok bir adamın, sedirinin üstüne oturup, şöyle demesi yakındır:<br>"Aramızda Allahın kitabı vardır. Onun içinde helâl olarak bulduğumuzu helâl sayar, haram olarak gördüğümüzü de haram sayarız."<br>Oysa, Allah Resûlünün haram kıldığı şey de, Allahın haram kıldığı şey gibidir."<br>Mikdam radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>2. İbn Abdülazîz, İbn Hazma bir mektup yazıp dedi ki:<br>Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin hadîslerini araştır ve bir kitapta topla. Kitabına hadîsten başka hiçbir şey alma.<br>Böylece, onu okuyanlar ilmi yaysınlar ki, bilmeyenler de öğrensinler. Alimlerin ölmesiyle ilmin yok olup sönmesinden korkuyorum. Zira, ilim sır olmadığı sürece asla yok olmaz.<br>İbn Abdülazîz radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Eğer benden, kalbinizce tanınan, tenlerinizi yatıştıran bir hadîsi duyarsanız ve onun size yakın olduğunu görürseniz, ben o sözü söylemeye sizden daha yakınım.<br>Kalblerinize yabani gelen, tenlerinizin nefret ettiği bir söz duyarsanız ve onun sizden uzak olduğunu görürseniz, bilin ki, ben ondan sizden daha uzağım!"<br>Ebû Humeyd radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>4. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Benim adıma yalan söylemeyin! Kim benim adıma yalan söylerse, ateşe girer!"<br>Ali radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bizden işitip de başkalarına aynen bildiren kişinin yüzünü Allah ak etsin! Kendisine bildirilen niceleri vardır ki, işitenden daha kavrayıcıdır."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>6. insanlar derler ki: "Ebû Hureyre çok hadîs rivâyet ediyor."<br>Bir adama tesadüf ettim ve sordum: "Dün gece yatsı namazında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ne okudu?"<br>"Bilmiyorum" dedi.<br>"Demekki sen orada bulunmadın" dedim.<br>Israrla: "Bulundum," dedi.<br>Ben de dedim ki: "Ben bulundum, falan falan sûreleri okudu."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>7. Vallahi, size anlattıklarımızın tümünü Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden işitmiş değiliz, fakat biz, birbirimize hiç yalan söylemezdik.<br>Enes radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Benden hiçbir şey yazmayın! Kim benden Kurânın dışında bir şey yazmışsa, onu hemen silsin!"<br>Ebû Saîd radıyallahu anh. Müslim.<br><br>9. Ben, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden duyduğum her şeyi yazardım. Ancak, insanlar beni bundan alıkoydu.<br>Dediler ki: "Sen her söylediğini yazıyorsun, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bir insandır, kızgınlık hâlinde de, hoşnutluk hâlinde de konuşabilir."<br>Ondan sonra yazmaktan vazgeçtim. Bunu Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme anlatınca, mübarek parmağıyla ağzını gösterdi ve şöyle buyurdu:<br>"Yaz! Nefsim elinde olan Allaha yemin ederim ki, bundan haktan başka hiçbir şey çıkmaz."<br>İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>10. Peygamberin sahabileri içinde benim kadar hadîs bilen hiç kimse yoktur. İbn Amr hâriç, çünkü o yazardı, ben yazmazdım.<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>11. Bana, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, yahudilerin yazısını öğrenmemi emretti.<br>"Vallahi, mektuplarım hususunda yahudilere güvenmiyorum," buyurdu.<br>Bu sebeple, onların yazısını daha yarım ay geçmeden tam anlamıyla öğrendim. Bu dili öğrenince, yahudilere, onun mektubunu ben yazardım. Onlardan gelen mektubu da ben okurdum.<br>Zeyd radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim benden kendisine ulaşan hadîsi yalanlarsa, üç şeyi yalanlamış olur: Allahı, Resûlünü ve o hadîsi rivâyet edeni."<br>Câbir radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>13. Ali: Size Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden bir hadîs anlattığım zaman, bilin ki, o en ilgi çekici, en güzel yol gösterici, kişiyi en mükemmel takvaya kavuşturucudur.<br>Ali radıyallahu anh. Dârimî.</u></font></i></div><div align="center"><i><font size="3"><u>SÜNNET, BİDAT, ÖRNEK, NECAT...<br><br>14. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sizin örnek alacak peygamberiniz yok mu? Allah, sûresinde, "And olsun ki, sizin için Allah Resûlünde bir örnek vardır!" buyurmuştur."<br>Ebû Mesûd radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>15. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Size iki şey bıraktım, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allahın "Kitâb"ı ve Allah Resûlünün "Sünnet"i."<br>Mâlik radıyallahu anh. Mâlik.<br><br>16. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim, benden sonra öldürülen sünnetimi diriltirse, beni sevmiş olur. Kim de beni severse, benimle beraber olur."<br>Ali radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>17. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ümmetimin bozulması zamanında kim sünnetime sımsıkı sarılırsa, şehîd sevabı alır."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>18. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Size öyle bir zaman gelecektir ki, o zamanda şu üçten daha değerli bir şey olmayacaktır: Helâl para, candan arkadaşlık yapılacak bir kardeş, uygulanacak bir sünnet."<br>Huzeyfe radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>19. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allaha yemin ederim ki, sizi gecesi gündüzü eşit olan apaydınlık bir yol üzerinde bıraktım."<br>Ebû Derda radıyallahu anh. İbn Mâce.<br><br>20. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allahın bana hidâyet ve ilim vererek göndermesi şuna benzer: Bir yağmur ki yere yağmıştır, yerin bir kısmı verimli toprak olduğu için, o yağmur suyunu kabul edip emmiştir. Otlar ve çimenler bitirmiştir. Bir kısmı, çorak olduğu için suyu tutmuştur da, insanlar ondan yararlanıp içmişler, hayvanlarını ve tarlalarını sulamışlardır. Bir cinsi de, ne suyu tutan, ne de ot bitiren düz yerlerdir.<br>Allahın dinini anlayan ve onu uygulayan ve uygulamaları için benim gönderildiğim ilmimi yayan kimse ile, büyüklenip, Allahın benimle gönderdiği hidâyeti bir türlü kabullenmeyen kimseler de tıpkı böyledir."<br>Ebû Mûsa radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>21. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ben ve Allahın benimle gönderdiği, toplumuna varıp da şunu söyleyen adama benzeriz:<br>"Düşmanı gözlerimle gördüm, apaçık sizi uyarıyorum. Haydi, kaçıp kendinizi kurtarın!"<br>Bir kısmı onu dinleyip, yavaş yavaş orayı terk ederek kurtulurlar, diğer bir kısmı da, ona kulak asmayıp, düşmana yem olurlar.<br>işte bana itaat edip, Allah tarafından getirdiklerime uyup, uygulayanlar ile bana isyan edip, Allah tarafından getirdiklerimi yalanlayanların hâli de böyledir."<br>Ebû Mûsa radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>22. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ben ve insanlar şuna benzeriz: Bir adam vardır, ateş yakar, iyice parlayınca, kelebekler ve öbür yaratıklar gelip o ateşe düşerler. Adam da durmaksızın onları ateşten kurtarmaya çalışır. işte ben de, belinizden tutup sizi kurtarmaya çalışıyorum, siz ise o ateşe girmeye yelteniyorsunuz."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.</u></font></i></div><div align="center"><i><font size="3"><u>23. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim Allahtan başka hiçbir ilah olmadığına, Muhammedin de Onun Resûlü olduğuna şehadet ederse, Allah ona ateşi haram eder."<br>Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>24. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kalbinde zerre kadar îmanı olan kimse, cehennemden çıkar."<br>Ebû Saîd radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>25. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz Allah, yalnız kendi rızasını isteyerek, "Lâ ilâhe illallah" diyen kimseye, ateşi haram etmiştir."<br>İbn Şihâb radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>26. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Muhammedin nefsi elinde olana yemin ederim ki, yahudi olsun, hıristiyan olsun, bu insanlardan beni duyup da, getirdiğim kitaba îman etmeden ölen kimse, kesinlikle cehennemlik olur."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.<br><br>27. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"iman, cennete, cehenneme, hesap gününe, yaptıklarını tartan mîzana ve iyisiyle kötüsüyle kadere, inanmandır."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>28. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah, şüphesiz kıyamet gününde ümmetimden bir adamı ortaya çıkartacak. Herkesin gözü önünde, herbiri gözün görebildiği kadar büyük olan tam doksandokuz dosya açılacak. Sonra ona şöyle diyecek:<br>"Bunlardan bir şeyi inkâr edebilir misin? Yazıcı meleklerim sana haksızlık ettiler mi?"<br>"Hayır, ya Rabbi!" diyecek.<br>Allah, "Evet, katımızda senin sevabın vardır. Bugün sana hiçbir haksızlık yapılmayacaktır," diyecek ve ona içinde "Eşhedü en Lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resûlüh," yazılı bir kâğıt çıkartacak ve "Haydi tartıya hazırlan!" diyecek.<br>"Ya Rabbi, bu kadar dosyanın yanında bu kâğıt neye yarar ki?" der demez, kendisine şu söylenecek:<br>"Sen bugün haksızlığa uğratılmayacaksın."<br>Terazinin bir kefesine dosyalar, diğer kefesine de şehadet kelimesi yazılı kâğıt konacak ve kâğıt, dosyalara ağır gelecektir. Zira, Allahın ismini hiçbir şey tartamaz."<br>İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>29. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"iman, Allaha, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanman ve kadere iyisiyle kötüsüyle îman etmendir."<br>İbn Yâmer radıyallahu anh. Müslim.<br><br>30. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Yaptığın iyilik sebebiyle seviniyor ve yaptığın kötülük sebebiyle üzülüyorsan, sen müminsin."<br>Ebû Ümâme radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>31. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şu üç şeyi kendinde bulunduran îmanın tadını alır: Allah ve Resûlünü herşeyden fazla seven. Bir kulu, başka bir maksatla değil de, sadece Allah için seven. Allah tarafından küfürden kurtarıldıktan sonra, tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak kadar çirkin ve korkunç gören."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>32. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Üç şey îmandandır: Darlıkta sadaka vermek, herkese selâmı yaymak, insafı gözetmek."<br>Ammar radıyallahu anh. Bezzâr.<br><br>33. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kendisinde şu üç şey bulunan kişi, hem sevabı hak etmiş, hem de îmanını tamamlamıştır: Dünyada yaşadığı güzel bir ahlâk, kendisini Allahın yasaklarından uzaklaştıran verâ ve cahilin cehlinden alıkoyan olgunluk."<br>Enes radıyallahu anh. Bezzâr.<br><br>34. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sizden biriniz, ben kendisine babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça, tam îman etmiş olmaz."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>35. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Biriniz, kendisi için sevdiği bir şeyi, kardeşi için de sevmedikçe, tam îman etmiş sayılmaz."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>36. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah için seven, Allah için nefret eden, Allah için veren, Allah için tutumlu olan, îmanını tamamlamıştır."<br>Ebû Ümâme radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>37. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sabır, îmanın yarısı, kesinkes bilerek inanmak ise, tümüdür."<br>Alkame radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>38. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Müminin işine şaşarım, çünkü onun işleri tamamen hayırdır. Bu da ancak mümine özgüdür. Çünkü o, sevindirici bir şeyle karşılaşınca şükreder, hayır olur. Zararlı ve üzücü bir şeyle karşılaşınca sabreder, bu da hayır olur."<br>Suheyb radıyallahu anh. Müslim.<br><br>39. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Birinizin içinde îman, elbisenin eskimesi gibi eskir. Allahtan kalblerinizdeki îmanı yenilemesini dileyin!"<br>İbn Amr radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>40. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kişi zina ettiği zaman îman ondan çıkar, üzerinde bir gölgelik gibi olur. Zinayı tamamen terkettiği zaman, îman tekrar ona döner.<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>41. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim, Allaha hiçbir şeyi ortak koşmadan ve haram kana bulaşmadan ölürse, cennetin hangi kapısını dilerse oradan girdirilir."<br>Cerîr radıyallahu anh. Taberânî.</u></font></i></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>18 Jan 2007 13:24:40 GMT</pubDate>
		<guid>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000750920</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>HAD&#304;S EL K&#304;TABI 3, ENTRY</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://alemlererahmet.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000750827</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8321211219211683";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "728x90_as";
google_ad_type = "text_image";
google_ad_channel = "";
google_color_border = "CCCCCC";
google_color_bg = "E6E6E6";
google_color_link = "000000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "80FF00";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/7/50/5000000000750827.gif" align='right' border='0'> <div align="center"><b>İHLAS, NİYET, RİYA, İHSAN, İTİDAL...</b><br><br>102. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz Allah, biçimlerinize ve sözlerinize bakmaz, işlerinize ve kalblerinize bakar."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. İbn Mâce.<br><br>103. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kişi, insanların gözünde cennetliklerin işi gibi iş yapar, oysa o cehennemliktir."<br>Sehl radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>104. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ameller, sonlara bağlıdır, ya da sonlarına göredir."<br>Sehl radıyallahu anh. Müslim.<br><br>105. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"ihsan, Allaha sanki Onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira, sen Onu görmesen de, O seni kesinlikle görür."<br>Yahya radıyallahu anh. Müslim.<br><br>106. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyetine göre işlem yapılır."<br>Ömer radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>107. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah bir topluluğa azap indirirse, içinde bulunan herkese isabet eder. Ancak, dirilirlerken amellerine göre dirilirler."<br>İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>108. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz, dilleriyle söylemedikçe veya onu yapmadıkça, Allah, ümmetimin gönüllerinden geçirdikleri şeyleri bağışlamıştır."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>109. Dedim ki:<br>"Ey Allahın Resûlü! Tam anlamıyla iyilik nedir?"<br>Şöyle buyurdu:<br>"Gizli hâllerinde de, gözönündeyken yaptığın ameli yapman."<br>Ebû Mâlik radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>110. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim Allaha, kırk sabah yalnız onun için ibadet ederse, kalbinden diline yararlı bilgi ve güzel söz pınarları fışkırır."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>111. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kıyamet gününde, Allahın huzurunda, insanların en kötüsü, bir kısım insanlarla başka türlü, ötekilerle başka türlü konuşan ikiyüzlülerdir."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>112. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>Allah teâlâ buyurmuştur:<br>"Ben kulumun zannı üzereyim. Nasıl isterse beni öyle sansın."<br>Hayyan radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>113. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin evine bazı insanlar geldiler ve onun ibadetlerini sordular. Onunkiler anlatılınca kendi ibadetlerini azımsadılar.<br>"Biz nerede, o nerede! Onun tüm günahları affetilmiştir," dediler.<br>Biri, "Ben bütün gece uyumayıp namaz kılacağım," dedi.<br>Diğeri, "Ben devamlı oruç tutacağım," dedi.<br>Öbürü de, "Ben kadınlardan uzak duracağım," dedi.<br>Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem geldi ve onlara:<br>"Bu sözleri söyleyenler siz misiniz? Bana gelince, ben Allahtan hepinizden daha fazla korkarım ve Ondan hepinizden daha çok çekinirim. Orucu hem tutarım, hem de tutmam. Namazı hem kılarım, hem uyuduğum da olur. Hanımlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir!" buyurdu.<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>114. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bana:<br>"işittiğime göre, sen her gece Kurânı baştan sona okuyor muşsun?" dedi.<br>"Evet," dedim.<br>"Baştan sona ayda bir oku!" buyurdu.<br>İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.<br><br>115. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sen bütün günleri oruçla, geceleri de namazla geçiriyormuşsun?"<br>"Evet."<br>"Böyle yaparsan hem gözün, hem de ruhun bitkin düşer, yorulur. Ara vermeden oruç tutanın orucu olmaz. Üç günlük oruç, tüm senenin orucuna bedeldir. Her ayın üç gününü oruçla geçir!"<br>İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.<br><br>116. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ey insanlar! Amellerden gücünüz yettiği kadarını alın! Siz bıkıp usanmadıkça Allah da bıkmaz. Allahın en çok sevdiği amel, az da olsa devamlı olanıdır."<br>Aişe radıyallahu anha. Buhârî.<br><br>117. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Doğruyu arayın, ılımlı olun! Şunu da iyi bilin ki, hiçbirinizi kendi ameli cennete koyacak değildir."<br>Aişe radıyallahu anha. Buhârî.<br><br>118. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Şüphesiz, bu din kolaydır. Kim güçleştirmeye kalkışırsa, ona yenik düşer."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>119. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin, tiksindirmeyin!"<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>120. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"işlerin en hayırlısı, ılımlı olanıdır."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>121. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kendinizi fazla zorlamayın! Sizden öncekiler, kendilerini zorlayıp sıkıntıya sokmakla eriyip tükendiler. Onların kalıntılarını ancak manastırlarda bulursunuz."<br>Sehl radıyallahu anh. Taberânî.</div><div align="center"><b>TEMİZLİK, ABDEST, GUSÜL, TEYEMMÜM...</b><br><br>122. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Temizlik îmanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur. "Sübhanallahi velhamdülillahi" göklerle yer arasını doldurur.<br>Namaz nurdur, sadaka delildir, sabır ışıktır.<br>Kurân ise, ya lehine, ya da aleyhine bir kanıttır.<br>Tüm insanlar sabah erkenden çıkarlar, kimisi nefsini satar, kimisi de onu ya azat edip kurtarır, ya da tehlikeye atar."<br>Ebû Mâlik radıyallahu anh. Müslim.<br><br>123. Bir bedevi, mescidin bir kenarına işedi. Cemaat hemen başına üşüştü. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem onlara engel oldu ve şöyle buyurdu:<br>"Siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak değil. O idrar üzerine bir kova su dökün!"<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>124. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Köpek birinizin kabını yalarsa, o kabı yedi kere yıkasın."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>125. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kedi pis değildir, çünkü dişi olsun erkek olsun o, evinizde gezinen hayvanlardandır."<br>Kebşe radıyallahu anha. Tirmizî.<br><br>126. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Hiç biriniz banyo yaptığı yere işemesin, çünkü kuruntu genellikle bundan kaynaklanır."<br>İbn Mugaffel radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>127. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Abdest bozacağınız zaman, ne önünüzü, ne de arkanızı kıbleye döndürmeyin, yüzünüzü doğuya veya batıya doğru çevirin!"<br>Ebû Eyyûb radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>128. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ayaktayken idrar yapman, edebe aykırıdır."<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>129. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"idrardan sakının! Kabirde kulun ilk hesaba çekileceği şey odur."<br>Ebû Ümâme radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>130. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem tuvalete girerken şunu söylerdi:<br>"Allahım! Erkek şeytanlardan da dişi şeytanlardan da sana sığınırım."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>131. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem heladan çıkınca şöyle derdi:<br>"Sıkıntımı gideren ve afiyet veren Allaha hamd olsun!"<br>Ebû Zer radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>132. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin sağ eli, temizlik ve yemek içindi. Sol eli ise, helası ve sıkıntı veren şeyler içindi.<br>Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.<br><br>133. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"On şey yaradılış gereğidir: Bıyık kısaltmak, sakalı uzatmak, diş temizleyicisi misvak kullanmak, suyu burnuna çekmek, tırnakları kesmek, parmak boğumlarını yıkamak, koltuk altını tıraş etmek, etek tıraşı olmak, tuvalette su ile temizlenmek..."<br>Aişe radıyallahu anha. Müslim.<br><br>134. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ümmetime zahmet vermeyecek olsaydım, onlara her namaz için abdesti emrederdim. Her abdestte de diş temizleyicisi misvak kullanmalarını emrederdim."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>135. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Diş temizleyicisi misvak ağzı temizler, Rabbin hoşnutluğuna neden olur."<br>Aişe radıyallahu anha. Nesêî.<br><br>136. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sizden biriniz gayet güzel bir abdest alıp da, "Eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resûlüh," derse, ona cennetin sekiz kapısı açılır, istediğinden içeriye girer."<br>Ukbe radıyallahu anh. Müslim.<br><br>137. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim güzel bir abdest alır, sonra kalkıp farz namazını kılarsa, ayağıyla yürüdüğü, eliyle tuttuğu, kulaklarıyla dinlediği, gözleriyle baktığı ve içinden geçirdiği günahları bağışlanır."<br>Ebû Ümâme radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>138. Osman radıyallahu anh bir kap su getirtti. O sudan alıp, üç kere ellerini yıkadı. Sonra sağ eliyle kaptan su alıp, üç kere ağzını yıkadı. Üç kere de burnuna su çekip, yıkadı. Üç kere yüzünü yıkadı. Üçer kere dirseklerine kadar kollarını yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra üçer kere topuklarına kadar ayaklarını yıkadı.<br>Sonra şöyle dedi: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin, benim bu abdestim gibi abdest aldığını gördüm."<br>Osman radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>139. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Abdest aldığında el ve ayak parmaklarını iyice oğuştur!"<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>140. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Biriniz abdest aldığı zaman, burnunun iki deliğine dolu dolu su çeksin, sonra sümkürsün."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.<br><br>141. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Yüzleriniz ve kollarınız, abdesti iyi almaktan ötürü, kıyamet gününde pırıl pırıl parlayacaktır. Gücü yeten, bu parıltıyı artırsın."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim<br><br>142. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bir kimse abdeste başlarken Allahı anarsa, vücudunun tümü temizlenir. Allahın adını anmazsa, yalnız abdestte yıkanan yerler temizlenir."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>143. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme geldim, abdestini alıyor ve şöyle diyordu:<br>"Allahım, günahımı bağışla, evimi genişlet, rızkımı bereketlendirip artır."<br>Ebû Mûsa radıyallahu anh. Rezîn.<br><br>144. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, her namaz için abdest alırdı.<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>145. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, gusül etmeye başladığında, önce ellerini yıkardı, sonra sağ eliyle sol eline su koyar, avret yerini yıkardı, sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra suyu alıp, parmaklarını iyice saçlarının dibine sokarak yıkardı. iyice yıkadığına kanaat getirince, başına üç kere su dökerdi. Sonra bedeninin diğer kısımlarına da su dökerdi. Daha sonra ayaklarını yıkardı.<br>Aişe radıyallahu anha. Müslim.<br><br>146. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Her kılın dibinde cünüplük vardır, onun için saç ve kılları iyi yıkayın, deriyi temizleyin!"<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>147. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Sizlere acem diyarından yerler feth edilecektir. Oralarda hamam adında evler bulacaksınız. Sakın, erkekler onlara peştemalsiz girmesinler. Hasta ve lohusa olan kadınların dışında, kadınları onlara göndermeyin!"<br>İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>148. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Su bulamayınca, ellerini yere vurman, sonra onlara üfleyip yüzüne ve ellerine sürmen teyemmüm için sana yeterdi."<br>İbn Ebza radıyallahu anh. Buhârî.</div><div align="center"><b>SALAT, ÖNEMİ, VAKTİ, İTİNA...</b><br><br>149. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu:<br>"Birinizin kapısının önünden bir nehir aksa, kişi günde beş kez o suda yıkansa, kirinden eser kalır mı, ne dersiniz?"<br>"Hayır, tertemiz olur," dediler.<br>"işte beş vakit namaz da böyledir. Allah o namazlar sayesinde bütün hataları siler," buyurdu.<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>150. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Herhangi bir kişi, mükemmel bir abdest alıp da namaz kılarsa, o namazla gelecek namaz arasında işlediği bütün günahları bağışlanır."<br>Osman radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>151. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Herhangi bir müslüman, farz namaz vakti geldiğinde, o namazın abdestini mükemmel alır, namazında korku ile karışık bir saygı tavrı takınır ve rükûunu da tam yaparsa bilsin ki, bu namaz onun, büyük günahlarından başka, daha önce işlediği bütün günahlarına karşılık olur. Bütün yılı da böyle olur."<br>Osman radıyallahu anh. Müslim.<br><br>152. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Her kim Allahın emrettiği gibi abdestini tastamam alırsa, o abdestle kıldığı namaz, beş vakit namaz aralarındaki günahlara karşılık olur."<br>Osman radıyallahu anh. Müslim.<br><br>153. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Amel edin! Amellerinizin en hayırlısı, namazdır!"<br>Sevban radıyallahu anh. İbn Mâce.<br><br>154. Mîrac gecesi Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme üç şey verilmiştir:<br>Beş vakit namaz. Bakara sûresinin son âyetleri. Ümmetinden, Allaha ortak koşmayan günahkârların günahlarının bağışlanması.<br>İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim.<br><br>155. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:<br>"Rabbim şöyle dedi:<br>"Ey Muhammed! O, gündüz ve gecede beş vakit namazdır. Her bir namazın karşılığı on namaz sevabıdır. işte bu, böylece elli vakit namaz eder."<br>Enes radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>156. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bana kadınlar ve güzel koku sevdirildi, ama gözümün aydınlığı namaz oldu."<br>Enes radıyallahu anh. Nesêî.<br><br>157. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim beş vakit namaza rükû ve secdelerini tam yerine getirerek devam ederse ve onun Allah tarafından bir hak olduğunu bilirse ve vakitlerine de dikkat ederse, cennete girer."<br>Hanzâle radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>158. Bir adamın sorusu üzerine, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "Allah, kullarına beş vakit namazı farz kıldı," buyurdu.<br>Bunun üzerine adam, "Bunlardan ne bir fazla, ne de bir eksik yapmam," diye yemin etti.<br>Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:<br>"Bu adam, bu sözünü tutarsa mutlaka cennete girer."<br>Enes radıyallahu anh. Nesêî.<br><br>159. Bayram namazı iki rekat, misafir namazı iki rekat ve Cumâ namazı iki rekattır. Bunların hepsi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin dilinde tamdır.<br>Ömer radıyallahu anh. Nesêî.<br><br>160. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Çocuk sağını solundan ayıracak yaşa geldi mi, ona namaz kılmasını söyleyin."<br>Muaz radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>161. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin, müslüman olan kişiye ilk öğrettiği şey namaz olurdu.<br>Ebû Mâlik radıyallahu anh. Bezzâr.<br><br>162. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Küfür ile îman arasında namazın terki vardır."<br>Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>163. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allah, kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır. Küçümsemeden, her kim bu namazları tam kılarsa, Allah onu kıyamet gününde cennete koyacağına dâir kesin söz vermiş olur.<br>Kim de onları hafife alarak eksik yapıp gelirse, Allah katında ona verilmiş bir söz olmaz. Dilerse onu azaplandırır, dilerse affeder."<br>Ubâde radıyallahu anh. İbn Mâce.<br><br>164. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ey Ali! Şu üç şeyi sakın geciktirme: Vakti gelince namazı, hazırlanınca cenazeyi, dengi bulununca kız evlendirmeyi."<br>Ali radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>165. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Amellerin en üstünü ilk vaktinde kılınan namazdır."<br>Yahya radıyallahu anh. Tirmizî.</div><div align="center"><b>EZAN, KAMET, VESİLE, MESCİD...</b><br><br>166. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim ezan sesini işittiği zaman:<br>"Allahümme Rabbe hâzihid dâvetit tâmmeti vesselâtil kaimeti âti Muhammedinil vesîlete vel fazîle, vebâshu makamen mahmuden kemâ vaadtehu," derse, kıyamet gününde ona şefaatim helâl olur."<br>Câbir radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>167. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Allahtan vesîle isteyin!"<br>Dediler ki: "Ey Allahın Resûlü, vesîle nedir?"<br>"O, cennette öyle bir makamdır ki, ona ancak tek bir adam ulaşacaktır. O adamın ben olmasını umarım."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>168. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku, kamet getirdiğinde acele ve çabuk getir! Ezanla kametin arasında yemek yiyen kimsenin yemeğini bitirebileceği kadar bir zaman ayır. Yine su içenin suyunu, tuvalete gidenin tuvaletini bitirebilecekleri kadar bir zaman ayır! Beni görmedikçe namaza kalkmayın!"<br>Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>169. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Müezzin, sesinin ulaştığı yere kadar bağışlanır. Her yaş ve kuru şey onun yararına şahitlik eder. Cemaatle namaz kılana yirmibeş namazlık sevap yazılır. Ayrıca, iki namaz arasında yaptıkları da bağışlanır."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>170. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ezanı duyduğunuz zaman, tıpkı müezzinin söylediği gibi söyleyiniz, ancak "hayyealessalât, hayyealelfelah," deyince siz "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah," deyiniz."<br>Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>171. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"imam, sorumluluk alan, müezzin ise kendisine güvenilendir. Allahım! imamları irşâd et! Müezzinleri de bağışla."<br>Ebû Hureyre radıyallahu anh. Bezzâr.<br><br>172. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Ezanlarınızı seçkinleriniz okusun, namazlarınızı da Kurânı iyi bilip okuyanlarınız kıldırsın!"<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Ebû Dâvud.<br><br>173. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim Allahın rızasını umarak bir mescid yaparsa, Allah onun için cennette bir ev yapar."<br>Osman radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>174. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Birinizin hanımı, kendisinden mescide gitmek için izin isterse, sakın engel olmasın!"<br>İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>175. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Mescid, her iyi kulun evidir. Evi mescid olan adama Allah, rahatı, rahmeti, Sırat köprüsünü geçip cennete ve Allahın rızasına gitmesini garanti etmiştir."<br>Ebû Derda radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>176. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, evlerde namaz yerleri yapılmasını, bunların temiz tutulup kokulanmasını emretti.<br>Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.<br><br>177. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Koyunun kurdu gibi, şeytan da insanın kurdudur. Sürüden ayrılan ve uzaklaşan koyunu nasıl kurt kaparsa, şeytan da cemaatten uzaklaşan insanı öyle kapar. Onun için tenha yollardan uzak durun, cemaatten, topluluktan ve mescidlerden ayrılmayın!"<br>Muaz radıyallahu anh. Ahmed.<br><br>178. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kişi, kendi mescidinde namaz kılsın, mescidleri dolaşıp durmasın."<br>İbn Ömer radıyallahu anh. Taberânî.<br><br>179. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Kim sarmısak ve soğan yerse, bizden uzaklaşsın, ya da mescidimizden uzak dursun. Evinde otursun."<br>Câbir radıyallahu anh. Buhârî.<br><br>180. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Her kim, özürsüz olarak iki namazı bir arada kılarsa, büyük günahlardan birinin kapısına gelmiş olur."<br>İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.<br><br>181. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br>"Bir kısım namazlarınızı evlerinizde kılın! Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!"<br>İbn Ömer radıyallahu. Buhârî.<br><br>182